Bir kadını seviyorum…
‘Aşkın “L” Hali’ndeki 28 öyküde ‘cesur’ kelimesi her cümlenin gizli öznesi. Edebi olarak iddialı olmayan ve zaten böyle bir amaç taşımayan öyküler hem suskun hem de çığlık çığlığa bağırıyor. O öyküleri yazan kadınlar yaşamları boyunca yaşadıkları aşkı açık etmek için cesur olmak zorunda oldular çünkü… Bu mecburiyetten yoruldular…
AŞKIN “L” HALİ - Kaos GL Kadın Grubu
Gözlerinin akı dökemediği yaşlardan kızarmış, mavisi parlıyor; gözyaşları ışık oyunu yapıyor bana… Hava sıcak, bedenim buz gibi heyecandan, anlamlandırmaya çalışıyorum… Kalbim ısınıyor hiç durmadan… İçeriden dışarı taşan sıcaklık titretiyor her yerimi…
Elimi tutuyor… Sıkı sıkı… Karşımda oturuyor… El eleyiz masada… İçimde öfke, içimde aşk, sevişmek istiyorum o kadınla, kaçmak istiyorum arkama bakmadan… iki damla gözyaşı akacak gibi oluyor gözlerimden… Tutuyorum… Yan masadakiler yaşlı gözlerime bakıp bir kadına âşık olduğumu anlamasın diye…
Hani insancıklar için ‘koskoca bir okyanusta bir damla kadar hükümsüz’ denir ya zaman zaman. İnsan eliyle yaratılan yaşamlarımızın büyük bir bölümü, var olduğumuzu gösterme savaşıyla geçer. Ve bu ilk başta söylediğim cümleyle meşrulaşır, o cümleyle zorlaşır, bazen anlamsızlaşır.
Buraya kadar çıplak bir ‘insan’dan bahsediyoruz. Bir de bu insana, var olmayı, var hissetmeyi iyiden iyiye zorlaştıracak gömlekler; kimlikler giydirdiğimiz zaman…
Yüzyıllar boyu ‘şeytan’ denmiş kadın olmak, kuşların böceklerin bile iman ettiği tanrı tarafından lanetlenen ‘eşcinsel’ olmak, gün be gün aynı kaderi paylaştığın arkadaşlarının nefreet cinayetlerine kurban gittiğini öğrenen bir trans olmak…
Ya eşcinsel mücadele içinde bile zaman zaman görünürlüğünü yitirdiğine şahit olduğumuz ‘eşcinsel bir kadın’ olmak ne demek?
Adını söylemekten utanmak, su içtiğin için lanetlenmek… Hem anlamak, hem hiç anlamamak… Aciz hissetmek ve yapayalnız ilk başta… Suç işlemek, bile isteye günah işlemek… Kirlenmek ve kirletmek; sadece ‘o’ olduğun için…
Kadınlar zihinleriyle konuşuyor
Kaos GL 1994’te Türkiyeli eşcinselleri bir arada tutmak ve bireysel mücadelelerini ortaklaştırma için kuruldu. O tarihten bu yana bir de dergi çıkaran Kaos GL içindeki kadın grubu, 2006’dan beri eşcinsel kadınlara yönelik öykü yarışmaları düzenliyor. Yarışmalar için yazılan öyküler bir mahremin bağıra bağıra sokağa fırlayarak sahibini özgürleşmesi hissi veriyor… Bu öykülerde kadınlar erkek zihinlerle değil; kadın zihinleriyle konuşmayı başarıyordu.
Şimdi ise Kaos GL kadın grubu bu güne kadar yarışan öykülerden bir seçkiyi ‘cesur’ ve ‘mücadeleci’ kitaplar basmaktan kaçınmayan ‘Sel’ aracılığıyla cümle âlemle paylaşıyor.
‘Mutlu aşk vardır’, ‘İlk adım, ilk kadın, ilk aşk’ ve ‘Ten ve tutku’ temalarıyla düzenlenen yarışmalar için yazılan öykülerin içinde lezbiyen bir kadının tüm yaşamı boyunca yüzleşmek zorunda olduğu zorluklar barınıyor. Öyküler -sürekli var olma mücadelesi vermek zorunda olduklarından mıdır nedir- bir türlü heteroseksüel zihinlerde sıradanlaştıramadığımız hayatlarının da sıradanlığını ortaya koyuyor.
Kadınların kendi gerçekliğini kustuğu bu kitabı okurken garip bir his hop oturup hop kaldırdı beni, yerimde duramadım. Odamın içinde oradan oraya gezinirken duvarda asılı bir afiş gözlerimin içine baktı. Afişteki kadın ‘Cadının Bohçası’ oyunundan tanıdığımız Esmeray’dı. Esmeray’ın gözlerinin altında yazıyordu ‘Cesur musunuz?’… ‘Bir travestinin anılarını dinleyecek kadar cesur musunuz?’…
O vakit anladım, beni yerimden edip duran, zevk veren bir rahatsızlık duygusuydu, itiraf ediyorum… Kendi kendime sorup güldüm: Sadece kadın zihniyle yazılanları okuyabilecek kadar cesur musun? Bu kitaptaki 28 öyküde ‘cesur’ kelimesi her cümlenin gizli öznesi. Edebi olarak iddialı olmayan ve zaten böyle bir amaç taşımayan öyküleri hem suskun hem de çığlık çığlığa bağırıyor. O öyküleri yazan kadınlar yaşamları boyunca yaşadıkları aşkı-aslında bu aşk olmak zorunda da değil, sevişme isteği de olabilir- açık etmek için cesur olmak zorunda oldular çünkü… Bu mecburiyetten yoruldular…
Oysa ben yan masadakiler gözlerimin içindeki yaşlı aşkı görecek de onunla sevişmek istediğimi anlayacak diye doya doya ağlayamamıştım o gece…
Şimdi ey yan masadakiler açın kulaklarınızı.. Ben bir kadını seviyorum hem de büyük harflerle…
Hayal etmeye ‘cesaret’ etmek
Kadınlarla beraber, aslında bir ütopyayı hayata geçirmek gurur verici. Kadınlar öykülerini, nefreti suratlarına inatla ve tekrar tekrar tüküren, bedenlerine alınıp satılabilir bir nesne gözüyle bakan, cinselliklerini yok sayan, kendilerine her türlü çirkinlikle saldıran bir sisteme karşı, bu sisteme rağmen yazdılar. Yaşadıklarını, düşüncelerini, hüzün ve sevinçlerini; yani dünyalarını ilk defa yazıya döktüler. Ve her sene öykülerin sayısı arttı, hatta kadınların cesareti. Her sene biraz daha renklendi öyküler. Öylesine güzel, öylesine içten…
Yarışma, genel olarak kadın eşcinselliğinin kamusal görünürlüğü için açtığı yola ek olarak, kadın mücadelesi veren kadınlar için de bir homofobi karşıtı eğitim kitapçığı gibi. Dahası bu topraklarda bir ‘ilk’i gerçekleştirmenin kendisi başlı başına bir kazanım.
Yarışma edebi bir iddia taşımıyor, o yüzden bu atılımı ve ortaya çıkan ürünleri edebi açıdan değerlendirmek haksızlık olur, ama katılımcıları yazmaya teşvik etmeyi amaçlaması açısından önemli bir değeri içinde barındırıyor. Yazma eğlemine kadınlığın-eşcinsel kadınlığın katılımı gurur verici. Bu da ‘biz varız’ demenin başka bir yolu…
Tam da bu nedenle şimdiye kadar yapılmış üç yarışmanın öyküleri bu kitapta bir araya geldi. Hatta çok kişi okusun, daha fazla kişiye ulaşsın bu öyküler diye. Eşcinsel kadınları hep başkası anlatıyordu, hep en mutsuz öykülerde anlatıyordu, oysa o kadar farklı renklerde yaşanıyor ki hayatlar… Bu kitap bunun en güzel örneği olacak. Ursula K. Le Guin’in de dediği gibi, önce bazılarımız düşünmeye, hayal etmeye cesaret edecek ki dünya değişebilsin.
Kitaptan
AŞKIN “L” HALİ
Kaos GL Kadın Grubu
Sel Yayıncılık
2009
167 sayfa
12 TL.







-
Almanya
Amerika
Arnavutluk
Avusturalya
Avusturya
Bahamalar
Belarus
Belçika
Bolivya
Bosna-Hersek
Brezilya
Bulgaristan
Burma
Cebelitarık
Çek Cumhuriyeti
Çin
Danimarka
Endonezya
Fas
Fiji
Filipinler
Finlandiya
Fransa
Ghana
Güney Afrika
Güney Kore
Gürcistan
Haiti
Hawaii
Hindistan
Hırvatistan
Hollanda
Honduras
İngiltere
Irak
İran
İrlanda
İskoçya
İspanya
İsrail
İsveç
İsviçre
İtalya
İzlanda
Jamaika
Japonya
Kamerun
Kanada
Kenya
KKTC
Küba
Litvanya
Lübnan
Lüksemburg
Macaristan
Malawi
Maldivler
Malezya
Malta
Manila
Meksika
Mısır
Namibya
Nepal
Nijerya
Nikaragua
Norveç
Özbekistan
Pakistan
Peru
Polonya
Portekiz
Porto Riko
Rusya
Rwanda
Samoa
Senegal
Sırbistan
Slovakya
Somali
Sudan
Suriye
Suudi Arabistan
Tayland
Trinidad&Tobago
Uganda
Ukrayna
Uruguay
Venezuela
Vietnam
Yemen
Yeni Zelanda
Yunanistan
Zimbabwe
© Pembedergi.com, 2010. Bazı hakları saklıdır.
Pembedergi.com yazıları ticari olmayan kullanımlar için açık kaynaktır. Yazıları; değiştirmeden, kaynak göstererek ve kaynak sayfaya bağlantı ve tarih vererek kullanabilirsiniz.
Alıntılanarak yayınlanan tüm yazı ve haberlerin hakları yazarlarına ya da yayınlandıkları mecralara aittir. Alıntılar kaynak göstererek, kaynağına bağlantı ve tarih vererek yapılmaktadır.
Bütün kullanıcı yorumlarının hakları kullanıcılarına aittir. Kullanıcıların görüşleri mecranın görüşleri ve düşüncelerini yansıtmayabilir.