Güncelleme duyurusu
Yılbaşı tatili nedeni ile 4 Ocak’a kadar güncelleme yapılamayacaktır. 4 Ocak’taki güncellemede görüşmek üzere tüm kullanıcılarımıza mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir 2010 diliyoruz.
Pembedergi.com
Yılbaşı tatili nedeni ile 4 Ocak’a kadar güncelleme yapılamayacaktır. 4 Ocak’taki güncellemede görüşmek üzere tüm kullanıcılarımıza mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir 2010 diliyoruz.
Pembedergi.com
Bazı ünlüler özel hayatlarıyla ilgili ayrıntıları gözlerden uzak tutmaya çalışırken bazıları da en özel kişisel sırlarını bile açıklar. İşte eşcinsel olduğunu saklama gereği duymayan ünlüler.

Aktör Neil Patrick Harris

Pop Idol yarımasıylaadını duyuran Clay Aiken, 2008 yılında People dergisine eşcinsel olduğunu açıklamıştı.

Chad Allen eşcinsel olduğunu 2009 yılının başlarında açıklamıştı.

Basketbolcu John Amaechi 2007 yılında yaptığı açıklamayla gündeme gelmişti.
Şu sıralar gösterimde olan İtalyan filmi Aşka Dair (L’uomo che ama) hikayeyi anlatış biçimi ve duygulara ilişkin incelikli yorumlarıyla öne çıkan filmlerden biri.
…Beri taraftan Roberto’nun eşcinsel olan kardeşinin partneriyle yaşadığı ilişkideki sadakat, paylaşım ve emek değerlendirildiğinde kadın-erkek dünyasına dair olan yabancılaşmanın vardığı boyut daha net ortaya koyulmuş oluyor. Filmdeki hemen hemen bütün karakterlerin dünyalarındaki yalnızlık, diyalektik biçimde anlatılmış. Bu yalnızlıkların tümü, birbiriyle adeta etkileşim içinde. Roberto’nun birlikte olduğu Alba’ya, bir gün hazırlıksız biçimde onu sevmediğini söyleyerek yaşattığı acı, Sara’nın Roberto’ya yaşattığı acıyla karşı karşıya geliyor…
Aşka Dair filminde ilişkiler sorgulanıyor.
Yazının tamamını okumak için tıklayınız:
Cumhuriyet, 29.12.2009
Bülent Ersoy-Hülya Avşar polemiğinde ikinci perde! Kendisini sevmediğini söylediği Diva’dan ‘Ben onurluyum ya sen’ karşılığını alan Avşar, açtı ağzını yumdu gözünü
‘Onu insan olarak sevmiyorum, sanatı da beni çok ilgilendirmiyor’ dediği Bülent Ersoy’dan ‘Ben onurluyum ya sen?’ yanıtını alan Hülya Avşar, programında Ersoy’u kızdıracak açıklamalar yaptı. Konukları Yüksel Aytuğ ve Cenk Eren ile ‘yılın olayları’nı konuşan sanatçı, Bülent Ersoy’un ‘Oğlum olsa askere göndermem’ sözünü hatırlatarak, hastanede tedavi gören Diva’yı bombaladı:

Hülya Avşar'ın Bülent Ersoy'a olan saldırıları devam ediyor.
- ‘OĞLUM olsa askere göndermem’ diyor. Gündeme gelmek için konuşuyor. Şovdan başka bir şey değil. Bülent Ersoy baştan aşağı yanlış ve kötü bir örnek… Ne tutumunu, ne davranışını ne de yaşantısını onaylamıyorum.
- MÜZİĞİ bildiği, repertuvarı iyi olduğu için bugüne kadar saygı duydum Ama o bunu ‘kötüye’ kullandı.
- POPSTAR’DA kadın yarışmacıya, ‘Albüm yapacaksan o adamla birlikte ol’ diyor. Rezillik yani… Bülent Ersoy’u geçelim artık. Harcadığımız zamana yazık. Devamını Oku
İngiltere: Ünlü yazar Jeanette Winterson lezbiyen olduğunu ve psikolog ve yazar Susie Orbach ile ilişki içinde olduklarını açıkladı. Times bunun üzerine İngiltere’de orta yaştan sonra lezbiyenliğini kabul eden kadınlar hakkında bir yazı yayınladı. Kaynak: Times

Lezbiyen çift Jeanette Winterson ve Susie Orbach.
İngiltere: Maço ve heteroseksüel ağırlıklı bir spor olan Rugby’nin ünlü oyuncularından Gareth Thomas’ın eşcinsel olduğunu açıklamasının ardından Independent yazarı Alan Hubbard eşcinsel boksörleri hatırlatıyor. Altı kere dünya şampiyonu olan Emile Griffith, Muhammed Ali ile yaptığı maçtan tanınan Arjantinli Oscar Bonavena, İngiliz Charles Jones ve Ronnie Kray. Kaynak: Independent
Pakistan: Pakistan Yüksek Mahkemesi geçtiğimiz Çarşamba günü travesti ve hadımların haklarının korunması amacı ile farklı bir kimlik taşıyabilecekleri kararını aldı. Kaynak: Reuters
Çin: 2009 Çin GLTB gruplar için ilk kez başarılı bir yıl olarak geçti. Ülke çapında 12 gösteri ve ülkenin ilk yasal gay barının açılması Çin’de 2009 yaşanan gelişmeler. Kaynak: China Daily
Güney Afrika: Malawi’de iki erkek tutuklanma ve saldırı riskine karşın evlendi. Malawi Güney Afrika’nın en tutucu eyaletlerinden biri. Kaynak: Reuters
Ünlülerin makyözü Corci, Bülent Ersoy için şok bir açıklama yaptı: Anatomisi erkek olduğu için ona makyaj yapmak çok zor. Yüzü 12 saatte boyanıyor
Bir kova boya…
Ünlü makyöz, “Kimin makyajını yapmayı sevmiyorsunuz?” sorusuna verdiği yanıtla ise herkesi şok etti: “Bülent Ersoy’a makyaj yapmayı hiç sevmiyorum. Çünkü anatomisi, erkek. Bülent Hanım’ı ne kadar kadın göstermeye çalışsan da maalesef olmuyor. Yüzüne bir kova boya sürmen gerekiyor. Bu yüzden de Bülent Ersoy’un sabah 11′de başlanılan makyajı ancak akşam 11 gibi bitiyor.” Bakalım Corci’nin bu şok sözleri karşısında Bülent Ersoy’un ona vereceği cevap ne olacak?

Bülent Ersoy'u sinirlendirecek açıklamalar makyözü Corci'den geldi.
Hastaneden taburcu edildi
Geçtiğimiz gün böbrek enfeksiyonu şikayetiyle hastaneye kaldırılan Bülent Ersoy, birkaç gün kaldığı hastaneden taburcu edildi. Diva’nın sağlığı iyi.
Arjantin’de bir gay çift, Latin Amerika’nın ilk resmi nikahla evlenen eşcinsel çifti oldu.
Her ikisi de AIDS olan Jose Maria Di Bello ile Alejandro Freye adlı çiftin nikahı, Tierre del Fuego eyaletinin Ushuaia kentinde kıyıldı. Arjantin’de eşcinsel evliliği medeni kanuna göre yasak. Ancak anayasada, evliliğin bir erkekle kadın arasında olması gerektiği konusunda bir hüküm bulunmuyor. Bu boşluktan yaralanan eyalet valisi çiftin evlenmesi için özel izin çıkardı. Evlilik, ülkenin Katolik liderleri arasında tepkiye yol açtı.

Arjantin'de ilk eşcinsel evlilik.
Dile Kolay
(Öyküler / Masallar)
Nadine Gordimer
Pan Yayıncılık / Öykü Dizisi
Böylesine farklı ve seçkin dünya yazarlarının aynı derlemede bir araya gelmesi pek sık rastlanan bir durum değil. Bu yazarların öyküleri insanlık âlemimize özgü çeşitli halleri ve duyguları sergiliyor: trajedi, komedi, fantezi, yergi, farklı kıtalarda ve kültürlerde cinsel aşk ve savaşa özgü dramlar… Ancak hiçbiri HIV/AIDS hakkında değil. Seçkiye katkıda bulunan yazarlar hayatları boyunca üretmiş oldukları eserlerin en iyileri arasından kendi seçtiklerini herhangi bir ücret ya da telif talep etmeden sunmuş bulunuyor.

Dile Kolay - Nadine Gordimer
Dile Kolay bugüne kadar yirmiden fazla ülkede yayımlandı. Bu projenin Türkiye serüveni ÇEVBİR üyesi çevirmenlerin önerisiyle ve ortak çeviri çalışmasıyla hayata geçti. Dile Kolay’ın satışından elde edilecek gelir, ASD’nin HIV/AIDS ile savaşımında Türkiye düzeyinde yürütülecek etkinliklerde kullanılacaktır. Bu nedenle kitabı kendinize ya da sevdiklerinize armağan etmek için aldığınızda yeni binyılımızın belasıyla savaşmak için siz de bir katkıda bulunmuş olacaksınız.
Pembedergi.com
Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can: “TÜBİTAK davasında iptal istedim, CHP’li oldum. DEHAP kapatılmasın” dedim Kürtçü oldum, AKP davasında AKP’li oldum. Yarın gay-lezbiyen dernekleri kapatılmasın dersek de gay-lezbiyen olacağız…
AKP’ye yakın bir çizgide olduğunuz yönünde bir kanaat var. Bu etikete ne diyorsunuz?
Bakış açımızı yazılarda ve kitaplarda görebilirsiniz. Bu anlamda kamuya açık biriyim. Etiketleme yargıya ilişkin tartışmaların ideolojik bir eksende yapılmasının sonucu. CHP’nin TÜBİTAK’ta kadrolaşma iddialarına yol açan yasanın iptali istemiyle açtığı davada yasada hukuka aykırılıklar olduğu yönünde görüş bildirdim, CHP’li olarak etiketlendim. Sendika, grev hakkı konuları nedeniyle sosyalist dediler. DEHAP dosyasında, parti kapatmanın sadece normatif bir sorun olmadığını, sosyal ve siyasal analizlerin üzerine temellenmesi gerektiğini ve bu bağlamda, etnik temelli bir partiyi incelerken onun o etnisiteden kaynaklı şiddet hareketleri ve siyasal hareketler arasında söylemsel bazı paralelliklerin bulanabileceğini ve bunların kapatma gerekçesi yapılamayacağını söyledim. Kürtçü oldum. AKP davasında AKP’li oldum. Yarın muhtemelen anarşist filan olacağız. Gay-lezbiyen derneğinin kapatılmaması gerektiğini söylediğimizde bu defa gay-lezbiyen olacağız. Bunun sonu yok.
Röportajın tamamını okumak için tıklayınız:
Vatan, 26.12.2009
- Bu durumda biz sizi artık Fransız filmlerinde mi izleyeceğiz?
- Şu sırada ‘Türk sezonu’ denilen, başarısız girişimin parçası olan bir piyeste oynuyorum. Netice itibariyle ocakta birkaç gün Paris’te oynayacağız. Oyunun yazarı Sedef Ecer, Fransızca yazdı oyunu, adı Eşikte. Güzel bir oyun; iki ülke arası, iki durum arası, iki cinsiyet arası eşikte olma durumunu ele alıyor. Ben ameliyat olmaya hazırlanan bir erkek travesti rolündeyim!

Serra Yılmaz alternatif rol seçimleri ile gündemde.
- Böyle bir rolü oynamak zor mu sizin için?
- Yoo, gayet eğlenceli. Yani kadri bilinmemiş bir prodüksiyon olacak diye bir korkum var sadece…
Yaptığı farklı röportajlarla dikkat çeken Helin Avşar, hafta sonunda Beyoğlu’ndaki marjinal kulüp ‘XL’taydı… Kulüp çıkışı objektiflere yakalanan Avşar, “Özel bir röportaj için buradaydım. Röportaj yaptım” dedi. Avşar, açıklamanın ardından koşarak arabasına binip mekandan ayrıldı.

XL ünlülerin uğrak yeri olmaya devam ediyor.
Mevcut haberciliğe biz eskiden ‘Tan kafası’ derdik de, yeni nesil bilmez, eski nesil de hatırlamaz şimdi o işleri… Tan gazetesi vardı 80′li yılların o müthiş günlerinde. Ve biz yatılı okul ergenlerinin yalnız gecelerine renk katardı Tan
Malumunuzdur efendim, alkollü-alkolsüz türlü maddelerin türlü ‘kafa’ları vardır. Bu ‘kafa’lara gönül ferahlığıyla ‘Hürriyet internet kafası’nı da ekleyebilirsiniz artık. Allah sizi inandırsın, internete her girip baktığımda kafam eşek kafası gibi oluyor. Nasıl mı oluyor? Her zamanki gibi, izah etmek üzere huzurlarınızdayım… Ana sayfada, meşhur muhafazakâr-eşcinsel Cemil İpekçi’nin bir fotoğrafının da yer aldığı haber anonsunu görüyoruz: “Ölürüm de kestirmem!” Şimdi şunun şurasında 70 milyonuz, birbirimizi biliriz, kimse kimseyi kandırmaya çalışmasın; herkes ‘şıp’ diye imayı anlıyor. Derhal bağlantıya ‘tık’lıyoruz. Aaa! Bir de ne görelim?! ‘Bıyıklı ünlüler’ deyince ilk akla gelen isimlerden Cemil İpekçi, “Ölürüm de bıyığımı kestirmem,” diyormuş!.. Bak sen! Peki Mustafa Topaloğlu Bülent Ersoy’a, “Dünya çapında yıldız olacaktı ama önünü kestiler,” dediği için niye 7 bin 500 lira tazminat ödemeye mahkum oldu? Aslında bu ‘kafa’ya biz eskiden ‘Tan kafası’ derdik de, yeni nesil bilmez, eski nesil de hatırlamaz şimdi o işleri… Halbuki benim hasta kafam daha dün gibi hatırlıyor her şeyi. Tan gazetesi vardı 80′li yılların o müthiş günlerinde. Ve biz yatılı okul ergenlerinin yalnız gecelerine renk katardı Tan. Hiç unutmam, bir gün kocaman puntolarla, “Ahu Tuğba kalın boru döşetti rahatladı!” manşetini görmüş, “Yuh!” diye bir tepki vermiştim. Ahu Hanım’ın cıbıl görüntüsü eşliğinde sunulan ‘haber’in ayrıntılarına girince, su boruları patlayan evine yeni boru döşettiğini öğreniyordum! Ondan sonra Tan’ın ve rakibi Bulvar’ın manşetlerinden müthiş feyz almaya başladık. Gazeteler bir gün, “Arap’ınkini gördü, dudağı uçukladı!” manşetiyle çıkıyor, Arap turistin cüzdanını gören genç hanımın -ki fotoğrafı nedense cıbıl-gözlerine inanamadığını anlatıyor; bir başka gün, “Sekiz saat durmadan indirip kaldırıyor!” manşetiyle bir tezgahtar kızımızın giysileri beğenmeyen müşteriler yüzünden raftaki malları indirip kaldırdığına dair haber geçiyorlardı… Sonra, “Helga herkese veriyor ama kimseden alamıyor,” manşetinden, cıbıldak bir temsili Helga’nın kan grubunun 0 olduğunu öğrendi bu kardeşiniz. Neyse işte… Seneler geçip büyüyünce, o ’sallama’ haberleri icat eden ekibin nasıl eğlendiğini öğrenip, “Keşke aralarında ben de olsaydım,” dediğimi itiraf etmeliyim. Hâlâ o tür haber zihniyetini görünce imrenmiyor değilim. Ama lütfen yaratıcı olsun! Milletimiz Cemil İpekçi’nin kestirmeyeceği şeyin ‘bıyık’ olduğunu bilecek kadar basiret sahibidir çünkü. Halbuki birkaç sene evvel Habertürk’te, “Bengü’yü Kenan Doğulu patlatmamış!” manşetini görünce kendimi eski günlere dönmüş gibi hissettim. Meğer uzun yıllar Kenan Doğulu’nun vokalistliğini yapan Bengü, “O dönemde kendisi ön plandaydı. Ben hep onun gerisinde kaldım. Bu yüzden de şarkılarım boşa gitti ve patlama yapamadım. Yıllar sonra istediğim yere gelebildim,” diye açıklama yapmış… Eski Tan tadı diye buna derler işte! Demem o ki, madem Hürriyet internet sitesi bu işlere soyundu, bari eski Tan kadrosundan birkaç abimizi işe alsın, canlı-kanlı ‘döşeme’ haberler takip edebilelim. Hadi benden de bir katkı olsun: “Paris Hilton’a florasan taktılar!”
Bir de her zaman olduğu gibi, daha önce adını pek duymadığımız ama hoş sürpriz yapan yeni isimler girdi okuma alanımıza. Bunların başında çok çok ilgimi çeken, aylar geçmesine rağmen hâlâ netlikle hatırladığım Antoni Casas Ros’un Almodovar Teoremi’ydi. Korkunç bir trafik kazasında deforme olan bedeni ve sevgilisinin ölümünün ağırlığıyla yaşama pek tutunamayan bir genç adamın hikâyesi anlatılıyordu. Kendisinden “yüzü olmayan adam” diye söz eden anlatıcı, kendini bir Almodovar filminde hissetmeye ve Lisa adındaki travesti ile aşk yaşamaya başlar. Roman hem konusuyla hem de erotik uyarlamalarıyla dikkat çeken bir eserdi. Bir başka daha önce adını duymadığım bir yazar, Eduard Marquez’in de Brandes’in Kararı plastik sanatlar üzerine ilginç bir romandı. Başı Nazilerle derde giren Brandes’in sorunu kendi resimlerinden biri yüzünden değil, ünlü ressam Cranach’ın bir eseri yüzündendir. Elindeki resmi almak isteyen Nazi subayıyla giriştiği pasif düelloda yazar aslında Georges Braque’ın benzer bir hikâyesine gönderme yapar. Sanat eserlerinin sonsuzluğu karşısında sığ düşüncenin zamana yenik düşmesi, romanın temelini oluşturuyordu.
Yazının tamamını okumak için tıklayınız:
Radikal, 28.12.2009
Azınlıklar ve yabancılara ayrımcılığın had safhada olduğu bir adalet düzeni üzerinden yürüyen ve kendini ‘en yüce hukuk bilginlerin iktidarı’ olarak tanımlayan iktidar ideolojisinin bulunduğu, bu iktidara karşı çıkanlar içinse, rejimin hayatta kalmasını sağlayan ‘ters kota’lar ve şiddet şovenizminin hüküm sürdüğü İran’da, başta Bahaîler, Hıristiyanlar, din değiştirenler ve eşcinsellere yönelik idamlar, işkence, zulüm ve şiddet uygulamaları tırmanış gösterdi.
Yazının tamamını okumak için tıklayınız:
Radikal, 28.12.2009
Tanyeli, bir radyo programında 20 Kasım’da evlendiği Yunan Alex Siropulos tarafından terk edildiğini itiraf etti
Tanyeli “8 gün önce Beyoğlu’ndaki X-Large adlı gay barda sahneye çıktım. Alex bu kulüpte şarkı söylememi istemedi. Israr ettim. Çünkü önceden yapılmış bir anlaşmam vardı. Eve döndüğümde Alex yoktu. Eşyalarını toplamış, otele yerleşmiş. Atina’ya dönmek için de bilet almıştı. Ağlayarak kapısında yalvardım. 4 gün boyunca eve dönmedi” dedi.
Tanyeli eşi Alex’i önceki gece güçlükle ikna edebildiğini, eşinden defalarca özür dilediğini söyledi. Tanyeli “Bir daha eşimden habersiz iş almayacağım. Bir aylık gelinken terk edilmek korkunç kötüydü” diye konuştu.
- Ünlü Eşcinseller
© Pembedergi.com, 2010. Bazı hakları saklıdır.
Pembedergi.com yazıları ticari olmayan kullanımlar için açık kaynaktır. Yazıları; değiştirmeden, kaynak göstererek ve kaynak sayfaya bağlantı ve tarih vererek kullanabilirsiniz.
Alıntılanarak yayınlanan tüm yazı ve haberlerin hakları yazarlarına ya da yayınlandıkları mecralara aittir. Alıntılar kaynak göstererek, kaynağına bağlantı ve tarih vererek yapılmaktadır.
Bütün kullanıcı yorumlarının hakları kullanıcılarına aittir. Kullanıcıların görüşleri mecranın görüşleri ve düşüncelerini yansıtmayabilir.