YILDIRIM TÜRKER: “Beyoğlu”
Herkes, kendi dostlarının tercih ettiği mekanlara çadır kurup sabahlara kadar eğlenir. Sonsuz seçenek sunuyormuş gibi görünen Beyoğlu, aslında keskin bir ‘kast’ sistemiyle dokulanmıştır. Herkes, her yere gitmez. Yaşlısı genci, varsılı yoksulu, Türk’ü Kürd’ü, eşcinseli travestisi birbirine yakın lakin farklı yerlerde çatı bulmuş, kendi Beyoğlularını oradan doğru yazmaktadırlar. Geceleri neşeyle hoplaya zıplaya kendi inlerine doğru koşarken ana caddede karşılaşırlar. Birbirlerinden pek hoşlanmazlar. Mucizenin bir başka geceye ertelendiği sabaha doğru sarhoşluğun ve düş kırıklığının yakınlaştırdığı değişik çetelerden insanlar ya işkembeci dükkânlarında ya da sandviççilerin önlerinde bir arada karınlarını doyurur. Bu gece şehrine kaybolmaya gelmiş ama bu kez kaybolmayı becerememişlerdir. Gecenin vitrinleri onları usulca evlerine yollarken kaçamak bakışlarla diğer gececileri izler, kimi zaman geceden yeterli serüven devşirememiş oldukları duygusuyla onlarla itişip kakışırlar. Çünkü Beyoğlu’na sıkça gidenler, oburlardır. Onlar görmeye, insanlarla konuşmaya, sevişmeye, yemeye, içmeye doyamayan lanetli kullardır.
Yazının tamamını okumak için tıklayınız:
Radikal, 5.12.2009 | Yıldırım Türker







-
© Pembedergi.com, 2010. Bazı hakları saklıdır.
Pembedergi.com yazıları ticari olmayan kullanımlar için açık kaynaktır. Yazıları; değiştirmeden, kaynak göstererek ve kaynak sayfaya bağlantı ve tarih vererek kullanabilirsiniz.
Alıntılanarak yayınlanan tüm yazı ve haberlerin hakları yazarlarına ya da yayınlandıkları mecralara aittir. Alıntılar kaynak göstererek, kaynağına bağlantı ve tarih vererek yapılmaktadır.
Bütün kullanıcı yorumlarının hakları kullanıcılarına aittir. Kullanıcıların görüşleri mecranın görüşleri ve düşüncelerini yansıtmayabilir.