1
August , 2010
Sunday

PembeDergi.com

LGBTT Bireyler için Haber ve Bilgi Arşivi

SERPİL GÜLGÜN: “Meselesi özgürlük olan bir roman”

Posted by PembeDergi On Aralık - 16 - 2009

“Pembe Otobüs”le 2008 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazanan Mehmet Anıl, dördüncü romanında İzmir’de Forbes Caddesi’nde bundan tam 30 yıl önce işlenmiş bir cinayete ışık tutuyor.

Alfred Hitchock’un “Rope/ İp” diye bir filmi vardır. “Rope”, en baba Hitchock filmlerindendir. Bütün film tek bir mekanda, Manhattan manzaralı lüks bir salonda geçer, kesintisiz çekilmiştir, teatraldir, dolayısıyla diyaloğa dayanır, vs. vs.
Artı, Hitchock’un ilk renkli filmidir “Rope”. Konuya gelince: İşte, kusursuz cinayete kafayı takmış iki üniversiteli vardır. Entelektüellerdir. Felsefeye ve Nietzsche’ye gönül vermişlerdir. Bu arada, 1948 Amerika’sında hiç de yabana atılmayacak bir ustalıkla gençlerin eşcinselliklerini sezdirir Hitchock. Neyse, gençler nihayetinde bir sınıf arkadaşlarını boğar, cesedi de salondaki antika bir sandığa gizler, hemen ardından da parti verirler. “Rope”u çarpıcı kılan en önemli ayrıntı ise, filmde hikaye edilen cinayetin 1928’de iki üniversiteli tarafından gerçekten işlenmiş olmasıdır.

Bir İzmir romanı
Mehmet Anıl’ın son romanı “Forbes Cinayetleri”nin “Rope”la ne ilgisi var diyorsanız, doğrusu bu ya, direkt bir ilgisi yok. Yok; çünkü ne tek mekanda ne tek zamanda geçiyor. Dahası, gerçek bir cinayete dayanmıyor. Kusursuz cinayeti ya da güç ve üstün insanı da temel almıyor “Forbes Cinayetleri”.
Buna karşın benzeri bir lezzeti yakalıyorsunuz. Hem de “Rope” gibi serin ve mesafeli bir anlatımla aktarılmamasına karşın. Hani derler ya, bu yapıtın meselesi ne diye… İşte bu anlamda “Forbes Cinayetleri”, meselesi özgürlük olan bir roman. Romanı okuyunca, bunu çok daha iyi kavrayacaksınız hiç kuşkunuz olmasın.
Roman, 30 yıl öncesine dayalı, İzmir mahreçli gazete haberleriyle açılıyor. Habere göre, İzmir Forbes Caddesi’ndeki Güneş Apartmanı’nda beş kişi katledilmiştir. Göz altılar göz altıları izler, yıllar yılları kovalarken; Dr. Ferit Özerdem, birbirinden kopuk, bağlantısız bir monologla karşımıza dikilir. Gazete haberleri ve monolog, katliamı andıran çoklu cinayeti birbirine bağlarken, Doktor Ferit’in Hülya ve Rüya arasında bölünmüş bir aşık olduğunu keşfederiz.
Aslında keşfedilen yalnızca Ferit ve aşkları değildir. Kent olarak İzmir de sahneyi alır.
Öte yandan Rüya, hekimimizin düşlerindeki kadındır. Hülya ise Rüya’nın gerçek hayattaki versiyonu.
Hülya, bir tesadüf eseri, taşrada, aksi ve huysuz babasıyla (Ferit, babasıyla yaşıyordur çünkü anneyle baba boşanmıştır) birlikte yaşayan doktor Ferit’in karşısına çıkar.

Hülya mı, Rüya mı?
Ferit, taşrada tutulan ve sevilen bir doktordur. Aslında doktor Ferit uzmanlık sınavına bile girmekten kaçınan, çalışmayı çok da sevmeyen, düşlere açık bir kişiliğe sahiptir. Sevilir, çünkü kasabanın ileri gelenlerinin koca bekleyen kızları için kaçırılmayacak bir damat adayıdır. Yakışıklı doktorumuz için hasta numarası yaparlar. Doktor düşlerine bu kızları da katar.
Bu yüzden ilk başta Hülya’dan kaçar. Ne var ki kader ağlarını örer ve Hülya’yı ikinci kez doktorumuzun karşısına çıkarır. Ferit Hülya’dan kaçmaz ve aralarında bir aşk başlar.
Doktor Ferit için özgürlüğün anlamı nedir? İçmek, sokak sokak dolaşmak, çılgın bir tempoyla koşmak, en sonunda da hiç çalışmamak ve daima düş kurmak, düşlerinde Rüya’yla birlikte olmak.
Rüya’yla maceradan maceraya koşan Doktor Ferit, düşlerinin kadınını kimi zaman acımasız düşmalarının elinden kurtarır, kimi zaman vahşi doğaya karşı korur, kimi zaman da onunla birlikte dünyayı keşfetmeye çıkar.
İşte bu kouşullar altında da Ferit’in Rüya’dan kopması neredeyse imkansızlaşır. Çünkü Rüya’sız bir hayat onun için özgürlüğünün elinden alınması demektir. Hülya’sız hayat ise ölüm demektir. Ferit, bu ikilemlerle boğuşurken Güneş Apartmanı’ndaki katliam gerçekleşir. Beş kişi öldürülür. Maktullerden biri de Hülya’dır. Katilin kimliğini öğrenmek istiyorsanız ve Ferit’in Hülya’sız geçen yıllarında neler yaşadığını merak ediyorsanız; Mehmet Anıl’ın dördüncü romanı “Forbes Cinayetleri”ni okumak zorundasınız.

Milliyet, 16.12.2009 | Serpil Gülgün

You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply




- Ünlü Eşcinseller
- LGBTT Cinayetleri
- Cinsiyet Değişimi
- LGBTT Müzik Klipleri
- Eşcinsellik ve Askerlik
- Eşcinsellik ve Spor
- Eşcinsel Evlilik
- Homofobi
Bugünlerde Gündemde:
- Türkiye'de son günlerde ortaya çıkan cinsel içerikli suçlar
- İzmir'de Azra'nın öldürülmesi
- Ferzan Özpetek ve filmi Serseri Mayınlar
- Devlet Bakanı Aliye Kavaf'ın Homofobik Gafı

Recent Comments

© Pembedergi.com, 2010. Bazı hakları saklıdır. Pembedergi.com yazıları ticari olmayan kullanımlar için açık kaynaktır. Yazıları; değiştirmeden, kaynak göstererek ve kaynak sayfaya bağlantı ve tarih vererek kullanabilirsiniz. Alıntılanarak yayınlanan tüm yazı ve haberlerin hakları yazarlarına ya da yayınlandıkları mecralara aittir. Alıntılar kaynak göstererek, kaynağına bağlantı ve tarih vererek yapılmaktadır. Bütün kullanıcı yorumlarının hakları kullanıcılarına aittir. Kullanıcıların görüşleri mecranın görüşleri ve düşüncelerini yansıtmayabilir.

Recent Comments

Mardi Gras Sydney 2010 sürüyor (Video)

On Mar-5-2010
Reported by PembeDergi

Eşcinseller futbolcu olmasın

On Mar-13-2010
Reported by PembeDergi

Eşcinseller ile Meclis’te toplantı

On Mar-25-2010
Reported by PembeDergi

Prense “eşcinsel silah arkadaşı” şoku!

On Nis-24-2010
Reported by PembeDergi

Dünyadan Pembe Özetler

On Tem-4-2009
Reported by PembeDergi

Recent Posts