KAAN SEZYUM: “Teşekkürler Esra Erol”
Sanattan korkmayı anlıyorum tamam, sığ kafalılıkta olur ama insandan korkmak daha kötü değil mi sevgili cicikolar? Belki de kocaman adamsınız, ‘ciciko’ yazdım ama üzerinize alınmayın ne olursunuz. Şu sıralar ev kadınlarının ve işsizlerin favori salaklıklarından olan ‘TV üzerinden insan çiftleştirme’ programlarının şahı-kralı ‘Esra Erol’la İzdivaç’ta geçen hafta Esra Erol’un ve Türk toplumunun köküne kibrit suyu sıkacak bir olay yaşandı. Türkiye bu kadarına hazır mıydı? Programa evlenme umuduyla gelmiş kadınlardan birine kadın bir talip çıktı. Neeee, kadın kadına düğünlerde dans edilen bir ülkede hem de! Tabii ki ülkemizin yetiştirdiği en büyük değerlerden olan sunucu Esra Erol, ilk şoku atlatır atlatmaz, “Haydi git başka programlara…” diyerek bu izdivaç gönüllüsünü yayından aldırdı ve kameraya dönüp izleyicilerle dertleşmeye başladı. Çünkü Esra Hanım’ın izleyicilerden başka kimi vardı ki!?
Esra Hanım’ın kazandığı para umurumda değil ama ayda güzel sakalını götürüyordur. Allah daha çok versin. Hem o kadar insanı mutlu et, hem de bu işten kamyon yüküyle para kazanma, olmaz. Tabii ki kazanacak… Kazanacak da insanların tercihlerini yargılayarak mı kazanacak? İşte hayat böyle ikiyüzlü. Ekranlarda popüler eşcinselleri baş tacı ederken, vatandaş eşcinselliğe meylederse Esra Hanım ilacı-şapı basıyor hemen… “Bu hanım şov yapmak istedi. Biz de buna istemeden alet olduk. Çeşit çeşit insan var. Kimsenin cinsel tercihi bizi ilgilendirmiyor ama bu sadece şov amaçlı” diyerek üzüntüsünü dile getirdi. (Evet gerçekten de kimsenin cinsel tercihi sizi ilgilendirmiyor Esra Erol, siz bildiğinizi yapmaya devam edin.)
Erol konuşmasını şöyle sürdürdü, bir de arada dayanamayıp gaza geldi, sinire kesti: “İyi oldu be, renk geldi programa… Hep birlikte güldük, eğlendik. Aslında söyleyecek çok söz var ama terbiyem müsaade etmiyor… Ama ben o telefon numarasını bulurum. Arayan kişinin de canını yakarım…”
Bu aralar canlı yayınları telefonla sabote etmek pek bir moda… Sanırım bu da ‘kafa bulmak isteyen’ birinin girişimiydi… Sayın Esra Hanım, siz yıllardır hepimizle olmasa da halkın birtakımıyla sabahtan akşama kafa buluyorsunuz zaten. Diyelim ki o insan kafa bulmak değil de gerçekten eş bulmak için aradıysa sizin o mükemmel programınızı, o insan sizin hakaretleriniz karşısında bunalıma girdiğinde kim sorumlu olacak? Siz nasıl olsa iki gün sonra başka insanlarla kafa bulmaya devam edeceksiniz. Sunduğunuz zavallı program neden sadece heteroseksüellere hizmet etmeye yemin etmiş durumda? Yani ekrandan insanları evlensinler, birlikte olsunlar diye birbirlerine pazarlarken (Şöyle evi var, böyle arabası var, şu işi yapıyor, şurada oturuyor diye tanıtmak da pazarlamak değil mi?) hiçbir sorun yok da, bir kadınla birlikte yaşama talebini bir kadından duymak mı sizi bozuyor? Siz bozulmadınız mı zaten? Arayan kişinin canını neden yakmak istiyorsunuz? Zaten belki de onu aşağılayarak canını yakmadınız mı? Programdan sonra büyük ihtimalle şoförünüzün kullandığı aracınıza binip evinize gideceksiniz, evinizde de insanlardan nefret ederek mi yatağınıza yatacaksınız?
Siz hiç bozulmadınız mı, onu merak ediyorum. İnsanlar programınıza katıldığında onların suratına “Oha!” derken hiç bozulmadığınızı hissediyorum. Ara sıra ekrandan ağlamakla, kapı gıcırtısında dans etmekle, gerdan kırmakla, ne de programa konuk gelen çaresiz teyzelerden alınan alkışlarla o bozukluklar geçmeyecek, merak ediyorsanız ben söylerdim size. Programınız neden sadece heteroseksüellere hizmet etmeye yeminli? İstediğiniz reytingin kralı o reddettiğiniz yerlerde var. Zaten yerlerdeyiz, bari sürünmeyi doğru bilelim değil mi? Bu arada teşekkürler, müdahalede bulunmasaydınız Türkiye’deki herkes birden eşcinsel olacaktı. Bizi böyle bir illetten kurtardınız ya, mekânınız teyzelerin plastik koltuklarda sizi alkışladığı bir cennet sahnesi olsun.
Ya bu hafta çok eğlenceli şeyler vardı ama gündem birden değişti. Sizleri sığırcık ve kargaları ekmekle beslediğimiz balkonun içeri açılan kapısının yanındaki kaloriferin de ait olduğu evimizin en güzel odası olan salonda çok seviyorum.
Radikal, 13.2.2010 | Kaan Sezyum







-
Almanya
Amerika
Arnavutluk
Avusturalya
Avusturya
Bahamalar
Belarus
Belçika
Bolivya
Bosna-Hersek
Brezilya
Bulgaristan
Burma
Cebelitarık
Çek Cumhuriyeti
Çin
Danimarka
Endonezya
Fas
Fiji
Filipinler
Finlandiya
Fransa
Ghana
Güney Afrika
Güney Kore
Gürcistan
Haiti
Hawaii
Hindistan
Hırvatistan
Hollanda
Honduras
İngiltere
Irak
İran
İrlanda
İskoçya
İspanya
İsrail
İsveç
İsviçre
İtalya
İzlanda
Jamaika
Japonya
Kamerun
Kanada
Kenya
KKTC
Küba
Litvanya
Lübnan
Lüksemburg
Macaristan
Malawi
Maldivler
Malezya
Malta
Manila
Meksika
Mısır
Namibya
Nepal
Nijerya
Nikaragua
Norveç
Özbekistan
Pakistan
Peru
Polonya
Portekiz
Porto Riko
Rusya
Rwanda
Samoa
Senegal
Sırbistan
Slovakya
Somali
Sudan
Suriye
Suudi Arabistan
Tayland
Trinidad&Tobago
Uganda
Ukrayna
Uruguay
Venezuela
Vietnam
Yemen
Yeni Zelanda
Yunanistan
Zimbabwe
© Pembedergi.com, 2010. Bazı hakları saklıdır.
Pembedergi.com yazıları ticari olmayan kullanımlar için açık kaynaktır. Yazıları; değiştirmeden, kaynak göstererek ve kaynak sayfaya bağlantı ve tarih vererek kullanabilirsiniz.
Alıntılanarak yayınlanan tüm yazı ve haberlerin hakları yazarlarına ya da yayınlandıkları mecralara aittir. Alıntılar kaynak göstererek, kaynağına bağlantı ve tarih vererek yapılmaktadır.
Bütün kullanıcı yorumlarının hakları kullanıcılarına aittir. Kullanıcıların görüşleri mecranın görüşleri ve düşüncelerini yansıtmayabilir.
kadir Says:
kaan bey
Boşa yormuşsunuz kendinizi bu kadar uzun bi eleştri yazarak.
Esra erol’un programını çok uzun süredir izliyorum. Her hangi
bir kişi ile evlenmek için değil sadece günlük stresten uzaklaştırıyor
insanı. Ne yani kalkmış densizin bi kendine lezbiyen arıyor esra
erol’da aracılıkmı yapacak. Arayan kişinin adı eda idi yanılmıyorsam.
Bunca site varken veya en kolayı facebook gibi bir başbelası varken
inanın o kanala ihtiyaç yoktur…
Sizden ricam esra erol’u uzun süre takip etmeden hakkında yorum
yazmayın ve lütfen diğer sunucularla karıştırmayın.
Sağlıcakla kalın teşekkürler…
Posted on Şubat 15th, 2010 at 9:51 PM