4
September , 2010
Saturday

PembeDergi.com

LGBTT Bireyler için Haber ve Bilgi Arşivi

İngiliz Başbakanı Gordon Brown'un eşi Sarah Brown haftasonu Londra'nın en eski eşcinsel barı Royal Vauxhall ...
Hoyrat bir cinselliği 1990'ların yüksek modasına dönüştüren Gucci'nin ve Yves Saint Laurent'in eski kreatif direktörü ...
Dünyadan Pembe Özetler (13.Şubat.2010): Attitude dergisi İngiliz dağıtımcısını kaybetti. Ölen din görevlilerin eşcinsel eşleri kilise ...
İngiliz müzik basınının en gözde ikoncanlarından Beth Ditto ve grubu Gossip, yeni albümleri 'Music For ...
Dünyanın en küçük Pride gösterisi İrlanda'danın Easkey bölgesindeki küçük bir balıkçı köyü olan Co Sligo'da ...
'Sonsuzda Buluşma'nın dikkat çekici yanı, daha çok genç yaşlarda yazılmasına rağmen, Klaus Mann'ın gerek hayatında ...
Ünlü oyuncu Jennifer Aniston'un eski sevgilisi İngiliz model Paul Sculfor, rol aldığı filmde erkek oyuncu ...
Bu haftaki yazımda eşcinsel olmaya değinmek istiyorum. „Bu da nereden çıktı?“ Diye soranlar olur belki. ...
Ankara'da yapılan LGB İşçi Buluşması toplantılarının ardından hazırlanan sonuç bildirgesinde sendikalara, yetkililere ve LGBTT örgütlerine ...
Minsk, Belarus'taki gay pride yürüyüşü polis engeli nedeni ile sadece 10 dakika sürebildi. Associated Press'in ...
Granta’nın “Sex” sayısının ilk yazısı Mark Doty imzalı. 1953 doğumlu Doty, yaşayan en büyük Amerikan ...
Uganda: Uganda'da eşcinselliğe karşı verilen savaşta Pentecostal Kilise ve Müslüman Tablikler birleştiklerini açıkaldı. Kaynak: The ...
Taşlayarak öldürüyorlar SUUDİ Arabistan'da zina yapan kadınlara ve eşcinsellere yönelik uygulamalar oldukça tartışılıyor. Özellikle kadınlara verilen ...
Amerika: Arizona'lı bir çift müstakil evlerine astıkları gökkuşağı bayrağının ev sahipleri tarafından zorla kaldırılmasına karşı ...
Homofobi Karşıtı Buluşma'nın beşincisi, kampüs ve şehir etkinlikleriyle Trabzon'da başlıyor. Mart'tan Mayıs'a 13 şehirde yapılacak ...

Archive for the ‘Ansiklopedi’ Category

CİNSEL ÇEŞİTLİLİK YAZILARI: “Queer (Kuir) Teori Nedir?”

Posted by PembeDergi On Nisan - 29 - 2010 1 COMMENT

Bir zamanlar ‘Queer’ terimi, en iyi haliyle homoseksüeller için kullanılan argo bir kelime, en kötü haliyle de homofobik bir aşağılama kelimesiydi. Son yıllarda ise queer farklı bir kullanıma kavuştu. Bu terim şimdilerde kültürel olarak marjinal cinsel kimliklerin hepsini kapsayan bir kavram şemsiyesi kadar geleneksel gey ve lezbiyen çalışmalarından türemiş ve henüz olgunlaşmamış bir teorik modeli de anlatmaktadır. Queer kavramının yayılması 1990′larda üniversitelerde artan lezbiyen ve gey çalışmalarının gelişmesi ile paraleldir. Queer kavramı spesifik bir kimlik kategorisi ile ilişkilendirilmesiği için pek çok tartışmanın içine potansiyel olarak eklenebilmektedir. Lezbiyen ve gey çalışmalarının tarihi ve disiplin oluşumu da çok yeni olduğundan queer teorisi bu çalışmaların en yeni bilimsel dönüşümü olma yolundadır.

Geniş olarak anlatmaya çalışırsak queer teorisi kromozomal cinsiyet, cinsiyet ve cinsel dürtüler konusunda bugüne kadar sarsılmaz kabul edilen bir takım analitik modellerdeki tutarsızlıkları gözler önüne sermektedir. Heteroseksüelliği merkeze alan bu modellere direnç gösteren queer teori seks, cinsiyet ve cinsel çekim konularındaki uyumsuzlukları öne çıkarır. Queer her ne kadar lezbiyen ve gey konuları ile eşleşmiş olsa da konunun analitik alt başlıkları arasında cross-dressing (karşı cins gibi giyinme), çift cinsiyetlilik, cinsiyetsizlik ve cinsiyet düzeltme ameliyatları da vardır. İster bir bireysel performans isterse de akademik eleştiri olarak olsun, queer heteroseksüelliğin baskınlığına karşı durmaktır. “Doğal” cinsel kimliklerin doğruluğunu da sorgulayan queer teori “erkek” ve “kadın” kavramlarını da problematik bulur.

Queer şeklinde çatışmacı bir kelimenin akademik jargona girişi bile geleneksel modellerin yara aldığının bir göstergesidir. Queer kavramının varlığı ayrıca bir devamlılığın göstergesidir. Queer teori, sabit olduğu sanılan cinsiyet, seks ve cinsellik gelişimi kavramlarını özellikle lezbiyen ve gey kavramlarının ışığında çoklu ve değişken bir pozisyona getirmiştir. Ancak Queer “lezbiyen ve gey” kavramının bir kısaltması değiltir. Çoğu teorisyen queer kavramına “yeni bir ufuk, cinselliği düşenmek için yeni bir yol” (de Lauretis, 1991:iv) olarak bakmaktadır. Queer kavramının yararı da zaman zaman sorgulanmıştır. (1) Bunlardan en fazla dile getirilen endişelerden bazıları cinsiyetsiz queer kavramının kalbinde jenerik bir maskülenliğin yeniden kurulup kurulamayacağı; queerliğin dominant cinsiyet sistemlerine itibar etmemesinin batının yirminci yüzyılda geçtiği materyal şeraitlerle uygun olup olmadığı; queerliğin tarihi bir amnezi içinde erken eşcinsel özgürlüğünün duruşu ve taleplerini basitçe replike edip etmediği; ve kapsamı neredeyse sınırsız olduğu için queerliğin lezbiyen ve gey nüfus dışında daha az geleceği olan diğer kategorilerle hizalanmış olup olmadığıdır.

Yapısı her ne olursa olsun queerlik, lezbiyen ve gey çalışmaları üzerinde ciddi bir etki yapmaktadır. Bazı teorisyenlere göre queer kritik bir kavram olarak dominant olduktan ve anadilin bir parçası haline geldikten hemen sonra kendisi ile çelişir ve politik yararlılığını da yitirmiş olur. (2) Peki queer nasıl oluyor da anlaşılır ve geniş kitleye hitap eder bir hale geldiği gibi feshedilmiş oluyor? “Queer Teori” teriminin yaratıcısı kabul edilen teorist Teresa de Lauretis, bu terimi artık mainstream (orta yol politikası) politikanın bir parçası haline geldiği ve mukavemet göstermesi gereken kurum ve güçlerin eline geçtiği gerekçesi ile kullanmayı bırakmıştır.

Aşk Pratiği: Lezbiyen Cinselliği ve Ahlaksız Arzu (1994) kitabında de Lauretis terminoloji seçimini şöyle açıklıyor: “‘Queer Teori’ konusuna gelince, lezbiyenlerin artık bu terimden uzak durmasını istiyorum, çünkü bu terimi lezbiyen ve gey çalışmalarının işlevsel bir hipotezi olarak önerdiğimden sonra medyanın tarafından kavramsal olarak içi boş bir yaratık haline getirildi.” (3) Kendini erken queer çalışmalarından uzaklaştıran de Lauretis, şimdilerde bu kavramı bir zamanlar temsil ettiği politik eleştirellikten uzak buluyor.

Bazı düşünsel alanlarda ise queerlik lezbiyen ve geyler için yeni bir kimliğin ve henüz yaratılmamış bir cinsel zaruretin oluşmasına yardımcı oluyor. Kesinlikle “hızlı ve çoğunlukla eleştirel temelleri olmadan benimsenmesi, bu kavram hakkındaki en dikkate değer ve önemli şeylerin göz ardı edilmesine neden oluyor”. (4) Tüm bunlara rağmen queerlik hala bir ihtilaf ve çatışma potansiyeli taşıyor. De Lauretis’in etkisizlik anlatımına karşı duranlar da var. Judith Butler’a göre queerliğin normal sayılan yapılar üzerine ne tarz meydan okumalar yapacağını kestirmeye çalışmak anlamsız. Tam tersine queerliği bu kadar etkin yapan şey ihtilaflarının çoğulcu olması ve etkilerinin önceden kesitirilememesi. Butler, de Lauretis’e şu konuda katılıyor; queer kavramı lezbiyen ve geyler üzerinde daha geniş bir kavram olarak ortaya çıktığında kaçınılmaz olarak aslında kategorileşmemesi gereken kimlikleri bir kategoriye koydu ve bir nevi nötralize etti. Ancak Butler bunun üzerine şu tartışması da sunuyor; erken gey ve lezbiyen hak mücadelesindeki normalleşme (eşcinsellerin heteroseksüellere benzeme ve onlar gibi yaşama, homonormativite) taleplerinin tuzağına bir kez daha düşmemek için queerliği sürekli değişen bir kategori olarak algılamalıyız:

“[Queerlik] öyle kalmalı ki, hep güncel, asla kimsenin malı olmayan ama her zaman yeniden ortaya çıkan, çarpıcı, birincil kullanımlardan öte ve her zaman acil ve genişleyen bir politik amaç için ve belki de daha rahat politika yapan kavramlar yardımcı olmak için.” (5)

Queerliğin tamamlanmamış, esnek ve uyumlu doğasının altını çizen Butler cinsel kimlik politikalarının geleneksel formasyonlarını oluşturan kategorilerin doğallaştırılmasına karşı bir düzeltme öneriyor. Ona göre kimlik politikalarının mantığı — benzer amaçlara sahip benzer kişilerin bir araya gelerek azınlık-hakları politikalarını işletmeleri — doğallıktan açıklıktan uzak.

Butler’a göre queer teori aslında bir queer teorinin olamayacağını da kendi içinde içeriyor. Queerlik isimlendirme, yabancılaştırma da dahil olmak üzere bir kategoriyi öne çıkartan ya da altını çizen bütün politikalardan uzak durmak ve bir kimliksizliği hatta kimlik-karşıtlığını öne çıkarmak gerektiren bir politikadır. Eğer potansiyel olarak bir grup cinsel kimlik ve pratik olarak queer diye tanımlanabiliyorsa bu kimlik konsepti için müzakereye dönen bir liberal çoğulculuk halidir. Çünkü Queer aslında gey ve lezbiyen ve hatta feminist hareketin içindeki sınırlara da karşı çıkan bir tepkidir. Hem eşcinsel hem de feminist hareket kendini tamına, komün oluşturma, kimlik paylaşma kavramları çevresinde oluşmuştur ancak kaçınılmaz olarak her iki hareket içinde de dışlama, gayri meşrulaştırma ve yanlış bir evrensellik duygusu vardır. Queer kavramının özünde ise bütün kimliklerin uydurma olduğu bilgisi bulunur — yani bütün kimlikler maddesel etkiler tarafından oluşturulmuştur ve keyfi, arızi ve ideolojik hareketlerin sonucudur.

Lezbiyen ve gey çalışmaları dışında queerlik ayrıca geleneksel bütün kimlik politikalarının yarattığı kısıtları da inceleyecek şekilde büyümelidir. Yani queer bütün kendini kimliklendirme süreçlerinin dışında olmalıdır.

Demek ki queerlik konsolidasyon ile ve hatta kendisini sabitlemekle ilgilenen bir kimlik değildir. Kimliğe-bağlı bütün hareketleri eleştirir ve hatta kendi ismi altında kendi ile çelişen formasyonların da bilincindedir.

Kimlik politikalarının tümünün kaçınılmaz sonucunun şiddet olduğunun bilincindedir ve bu hegemonyanın bir parçası olmak itemez. Queer bir kimlik değildir, kimliğin bir eleştirisidir. Ancak queerlik kendinin kimlik politikalarının yarattığı problemlerinin bir parçası olduğunun da farkındadır. Ancak kendini bu eleştirilere karşı savunmak yerine bu eleştirileri göğüsler ve bunlardan aldığı güç ile yeni şekillere girerek geleceğe yönlenir. Butler’a göre “kavram, kendini ortaya çıkaran sebeplerden dolayı revize edilecek, bertaraf edilecek, geçersiz kılınacaktır”.

Halperin için queerlik, tıpkı Butler gibi, ucu nereye varacağını bilmeden geleceği göstermektir. “Queer… zaten çoktan karşı konulmuş patolojilere sahip bir sınıfı tanımlamaz. Bunun yerine limitlerini şimdiden göremeyeceğimiz bir olasılıklar ufuğunu işaret eder.” (6) Queerlik her zaman için değişmekte olan bir kimliktir, “negatiflik konusunda ütopiktir, queer teorinin gerçeklenmesi, gerçeklenmesinin imkansızlığının anlaşılması üzerine kuruludur.” (7) Queerliğin bilinmeyen potansiyelinin teorisyenler tarafından bu kadar altının çizilmiş olması gelecekten birşey beklemeden geleceğe bakmanın karakteristiğidir. Queerliği kimlik politikalarındaki sürekli muhalefet olarak tanımlamak yerine kimlikleri ve etkilerini sürekli sorgulayan bir kavram olarak kabul etmek gerekir. Queerliğin kendi de kimlik alanının dışında kalamaz. Ancak queerlik bazı postmodern mimari eserler gibi kendi içini dışına çıkarır ve kendini oluşturan iskeleti herkesle paylaşmaktan çekinmez. Queerlik ile bazı kimlik politikalarının eşleşmesi normaldir. Keza lezbiyen ve gey çalışmaları gibi kimlik kategorileri çalışmaları 1990′larda aslında queerliğin klasifikasyonlara karşılığına enerji vermiştir.

Annamarie Jagose, Melbourne Üniversitesinde öğretim görevlisidir. Bu pasaj 1996, Melbourne Üniversitesi basımı Queer Theory kitabından alınmıştır.

Çeviri: PembeDergi.com

Referanslar

1. de Lauretis, Teresa (1991) ‘Queer Theory: Lesbian and Gay Sexualities’, differences: a Journal of Feminist Cultural Studies 3, 2, pp.iii-xviii

2. Halperin, David (1995) Saint Foucault: Towards a Gay Hagiography, New York: Oxford University Press.

3. de Lauretis, Teresa (1994a) ‘Habit Changes’ differences: AJournal of Feminist Cultural Studies 6, 2-3, pp. 296-313.

4. Phillips, David (1994) ‘What’s So Queer Here? Photography at the Gay and Lesbian Mardi Gras’, Eyeline 26, pp. 16-19.

5. Butler, Judith (1993a) Bodies That Matter: On the Discursive Limits of ‘Sex’, New York: Routledge.

6. Halperin, David (1995) Saint Foucault: Towards A Gay Hagiography, New York: Oxford University Press.

7. Eldeman, Lee (1995) ‘Queer Thory: Unstating Desire’, GLQ: A Journal of Lesbian and Gay Studies 2, 4, pp. 343-6

Tüm “CİNSEL ÇEŞİTLİLİK YAZILARI”:
- CİNSEL ÇEŞİTLİLİK YAZILARI: “Heteronormativite Nedir?”
- CİNSEL ÇEŞİTLİLİK YAZILARI: “Homofobi Nedir?”
- CİNSEL ÇEŞİTLİLİK YAZILARI: “Queer (Kuir) Teori Nedir?”

Cinsel Baskı Politikası: Kendini İlaç Sanan Hastalık

Posted by PembeDergi On Nisan - 21 - 2010 1 COMMENT

Cinsel baskılama kadar hiçbirşey insanlarda cinayet işleten bir hırs yaratmıyor. Bir insanın yemeğini, suyunu ya da özgürlüğünü kısıtlayın, o insan umutsuzlaşır, belki güçsüz de olsa problemin kaynağına karşı çıkmaya çalışır. Ancak eğer cinsellik baskı altına alınırsa insan zihni grotesk bir bozulmaya, çileden çıkmış arzu sapmalarına yönelir. Ne yazık ki cinsel baskının yol açtığı hiddet hiçbir zaman bu baskıyı yaratan kişilere ya da kurumlara yönelmez. (Eğer yönelseydi bugün tacizci din adamları hakkında değil, tacize uğramış din adamları hakkında haberler okurduk.) Bunun yerine bu hiddet hastalık, utanç ve cahil bir kibire kurban edilen kişilere yönelir. Devamını Oku

CİNSEL ÇEŞİTLİLİK YAZILARI: “Homofobi Nedir?”

Posted by PembeDergi On Nisan - 14 - 2010 3 COMMENTS

“Homofobi” kavramı ilk kez 1972 yılında G. Weinberg tarafından “homoseksüel bireylerin mantıksız ve şiddet, ayrımcılık ve mahrumiyet yaratacak şekilde suçlanmasıdır” anlamında kullanılmıştır. Bazıları için bu kavram insanların cinsel kimlikleri nedeni ile yaşadığı baskının genişliğini anlatmaya yetmemektedir. Psikolojide fobi genelde mantıklı temeli olmayan bir korkuyu anlatır. Homofobi ise mantıksız bir korku olmaktan öte şiddet ve suistimale yol açan bir önyargıdır. Devamını Oku

CİNSEL ÇEŞİTLİLİK YAZILARI: “Heteronormativite Nedir?”

Posted by PembeDergi On Nisan - 8 - 2010 3 COMMENTS

Heteronormativite insanları hayatta doğal rollere sahip iki ayrı ve tamamıyla farklı cinsiyete (erkek ve dişi) ayıran bir hayat tarzı tanımlamasıdır. Heteronormativite ayrıca heteroseksüelliğin normal cinsel yönelim olduğunu ve cinselliğin ve evlilik ilişkilerinin sadece bir erkek ve bir dişi arasında yaşanabileceğini öngörür. Sonuç olarak heteronormativitenin biyolojik cinsiyet, cinsiyet kimliği ve cinsiyet rollerine bakışı “iki cinsiyet” (gender binary) olarak özetlenebilir. Devamını Oku

HAFTASONU EĞLENCESİ: Takım elbise ve kravat kadınlara da yakışır

Posted by PembeDergi On Nisan - 4 - 2010 ADD COMMENTS

Bu haftasonu size (özellikle de lezbiyen ve transerkek okuyucularımıza) “gender bender” bir galeri hazırladık. Günümüzde toplum kadınları gittikçe daha kadınsı, daha çıtı pıtı, daha süslü olmaya itiyor olabilir ancak takım elbise, kravat, papyon, ceket, yelek gibi “erkek” aksesuarlarını belki erkeklerden bile daha iyi taşıyan kadınlar oldu ve olacak. İşte size bu haftasonu seçkimiz… Devamını Oku

Hayvanlar eşcinsel olabilir mi? (Bölüm 1)

Posted by PembeDergi On Nisan - 1 - 2010 ADD COMMENTS

Laysan albatrosu kanat uzunluğu 2 metre olan benekli, açık sarı gagalı bir deniz kuşu. Her Kasım ayında küçük bir albatros kolonisi Hawaii, Oahu’nun kuzeybatı ucunda, volkanik bir dağın eteklerinde Pasifik’e bakan Kaena Point isimli bir yerde toplanır. Kuşların her biri kuzeyde Alaska’ya kadar uzanan bir coğrafyada son altı ayını yalnız geçirmiştir ve eşi ile buluşmak üzere bu üreme alanına dönmüştür. Albatroslar 60 ya da 70 yaşına kadar yaşayabilir ve hayatları boyunca her sene aynı kuşla çiftleşir. Biyologların kullandığı terim ile “boşanma oranları” kuşlar arasında en düşüktür. Devamını Oku

Evrimde eşcinselliğin yeri var mı?

Posted by PembeDergi On Şubat - 6 - 2010 1 COMMENT

İki evrimsel psikolog Paul Vasey ve Doug VanderLaan, Kanada’daki Lethbridge Üniversitesi’nde eşcinselliğin evrimdeki yerini araştırdı ve sonuçlarını bir makalede yayınladı. Makale Psikoloji Bilimi Örgütü’nün (Association for Psychological Science) İnternet sitesinde de yayınlandı. Devamını Oku

Dünya kadın sporcular gününde lezbiyen/biseksüel sporcuları hatırlayalım

Posted by PembeDergi On Şubat - 4 - 2010 ADD COMMENTS

3 Şubat 2010, 24.üncü Dünya Kadın Sporcular Günü. Amerika’da 1971′de 27 kız lise öğrencisinden 1′i spor ile ilgileniyordu, şimdi bu sayı 3′de 1. 1984 Olimpiyatlarında kadınlar 24 sporun 13′ünde yarışıyorlardı, Beijing 2008 Olimpiyatlarında ise 32 sporun 28′inde yarıştılar. Biz de bu günde lezbiyen ya da biseksüel kimliklerini açıklamış olan kadın sporcuları hatırlayalım. Devamını Oku

Cinsel tercihlerini hiç saklamayan 37 ünlü

Posted by PembeDergi On Aralık - 30 - 2009 1 COMMENT

Bazı ünlüler özel hayatlarıyla ilgili ayrıntıları gözlerden uzak tutmaya çalışırken bazıları da en özel kişisel sırlarını bile açıklar. İşte eşcinsel olduğunu saklama gereği duymayan ünlüler.

Aktör Neil Patrick Harris

Aktör Neil Patrick Harris

Pop Idol yarımasıylaadını duyuran Clay Aiken, 2008 yılında People dergisine eşcinsel olduğunu açıklamıştı.

Pop Idol yarımasıylaadını duyuran Clay Aiken, 2008 yılında People dergisine eşcinsel olduğunu açıklamıştı.

Chad Allen eşcinsel olduğunu 2009 yılının başlarında açıklamıştı.

Chad Allen eşcinsel olduğunu 2009 yılının başlarında açıklamıştı.

Basketbolcu John Amaechi 2007 yılında yaptığı açıklamayla gündeme gelmişti.

Basketbolcu John Amaechi 2007 yılında yaptığı açıklamayla gündeme gelmişti.

Devamını Oku

Gay tasarımcılara aşkları ilham veriyor

Posted by PembeDergi On Kasım - 16 - 2009 ADD COMMENTS

Birçoğumuz gibi onların da ilham kaynakları, aşkları.

Dünyaca ünlü tasarımcılar, yarattıkları muhteşem koleksiyonlar için tabii ki bir yerlerden ilham alıyor. Ve birçoğumuz gibi onların da ilham kaynakları, aşkları.

Yves Saint Laurent ve Pierre Berge Tam yarım asırlık bir aşk hikayesi.

Yves Saint Laurent ve Pierre Berge Tam yarım asırlık bir aşk hikayesi.

Tasarımcılar dünyevi sınırlamalar altında ezilmiyorlar. Onlar yeteri kadar yaratıcı, cesur ve kendine özgüveni olan kimlikler. Moda dünyasını yönetiyorlar, her şey onların hayal dünyalarından çıkıyor. Sınır yok, yasak yok, sadece sonsuz bir özgürlük hissediliyor… Çünkü onların hayatında kayıtsız olarak sadece aşk hakim.

Fotoğraflar haberin devamında… Devamını Oku

LGBTT Müzik Klipleri (5): Klasik Şarkılar

Posted by PembeDergi On Eylül - 6 - 2009 ADD COMMENTS

LGBT Müzik Klipleri serimiz beşinci bölümü ile devam ediyor. İlk 4 bölümü buradan bulabilirsiniz; 1, 2, 3 ve 4.

Geri Halliwell'den "Erkek Yağmuru"

Geri Halliwell'den "Erkek Yağmuru"

Serinin bu bölümünde size LGBTT’leri en çok etkileyen klasik şarkıları sunuyoruz. Bu şarkılar İngiltere’nin en ünlü eşcinsel dergisi Gay Times editörü Richard Smith tarafından uzun bir uğraş tarafından seçilmişti. Klipleri izlemek için gerekli linkleri de yazımızın içinde bulacaksınız. Devamını Oku

Gay sanatçılar kahramanlarını seçti

Posted by PembeDergi On Eylül - 3 - 2009 ADD COMMENTS

Nelson Mandela, Prenses Diana, yazar Virginia Wolf, Rus brsteci Çaykovski, modacı Versace ve ünlü futbolcu menajeri Graham Taylor’ı bir araya getiren ne olabilir? Londra National Portrait Gallery’de açılan ve ekim ayına kadar izlenebilecek olan “Gay Icons” sergisi

Londra National Portrait Gallery'deki Gay Icons sergisi Ekim ayına kadar devam edecek.

Londra National Portrait Gallery'deki Gay Icons sergisi Ekim ayına kadar devam edecek.

Mesleki alanda başarılarını kanıtlamış, eşcinsel kimliklerini açıkça ortaya koyan 10 ünlünün kendi hayatlarında “kahraman” olarak seçtikleri isimlerin fotoğraflarından oluşan “Gay Icons” sergisi Londra National Portrait Gallery’de ekim ayına kadar izlenebilecek. Sir Elton John, Lord Waheed Alli, Alan Hollinghurst, Jackie Kay, Billie Jean King, Sir Ian McKellen, Lord Chris Smith, Ben Summerskill, Sandi Toksvig ve Sarah Waters’ın kahramanlarının fotoğraflarının yer aldığı serginin çıkış noktası, Stonewall Ayaklanması’nın 4*.yılı ve Eşcinseller Haftası.

Öncelikle Stonewall Ayaklanması’ını bir hatırlayalım… 1969 yılında New York Greenwich Village’da bir eşcinsel barı olan Stonewall’da bir polis baskını yaşanır. Baskına boyun eğmeyen kalabalık beş gün boyunca polisle çatışır. Bu çatışma, dünyanın dört bir yanında eşcinsel hakları hareketinin başlamasına neden olur.

Ünlü eşcinsellerin kahramanlarının yer aldığı sergi, geçen yüzyılın ve günümüzün renkli portrelerini görme olanağı sağlıyor… Farklı zaman dilimlerinde yaşamış bu portrelerin ortak noktaları ise başarıları ve cinsel tercihleri konusundaki dürüstlükleri. Devamını Oku

ILGA Avrupa’nın LGBT Hukuk Haritasını Yayınladı

Posted by PembeDergi On Temmuz - 23 - 2009 ADD COMMENTS

ILGA Avrupa ülkelerindeki LGBT bireylerin hukuki haklarını bir harita üzerinde toparladı. Bu haritanın büyük hali için aşağıdaki resimlerin üzerine tıklayınız. Haritalarla ilgili açıklamalar yazımızın devamında.

ILGA Avrupa LGBT Hukuk Haritası A

ILGA Avrupa LGBT Hukuk Haritası A

ILGA Avrupa Hukuk Haritası B

ILGA Avrupa Hukuk Haritası B


Devamını Oku

LGBT bir ülke kurulsa, nüfusu ne olurdu?

Posted by PembeDergi On Temmuz - 22 - 2009 ADD COMMENTS

LGBTT Ansiklopedinin bu başlığında size dünyadaki insan nüfusunun aslında ne kadarının LGBT bireyler olduğu ile ilgili verileri ve bunu bilmenin ne önemi olduğunu toparlamaya çalıştık.

LGBT bir ülke kurulsa, nüfusu ne olurdu?

LGBT bir ülke kurulsa, nüfusu ne olurdu?

Dünyadaki LGBT bireylerin gerçek saysının bilinmesi aslında günümüz toplumlarının politikaları için çok yararlı bir veri olabilir. LGBT bireyleri birinci elden ilgilendiren sivil birliktelik yasalarının aslında ne kadar verimli ya da verimsiz olduğu, evlat edinme ve askerlik yapma gibi konularda nasıl bir beklenti olduğu da ortaya çıkabilir. LGBT nüfusun yaklaşık olarak tanımlanması çok geniş başlıkta sorulara yanıtlar bulabilir – örneğin iş ve işçilik, ticari kapitalin yönelmesi, ayrımcılık, aile kavramı ve nefret suçları.

Ancak ne yazık ki cinsel yönelim anketlerinin sonuçlarını elde etmede kabul edilen bazı zorluklar var. Anketlere katılan kişiler kendi duygularından emin olmayarak genelde toplumun, anketi yapanın ve hatta kendilerinin hoşlanmayacağı cevapları vermemeye çalışabiliyorlar. Aynı şekilde kendi cinsine çekim duyan kişiler arasından bunun üzerine harekete geçenler dışında kendini gay/lezbiyen/biseksüel kabul etmeyenler olabiliyor. Anketlere katılanlar cinsel konularda konuşmaya çekinebiliyorlar, aynı şekilde cinsel dürtüler konusunda benzer fikirler taşımayabiliyorlar.

Size 1980′lerden beri yapılan modern cinsel yönelim anketlerinin ülkelere ve senelere göre sonuçlarını sunuyor ve son kararı size bırakıyoruz. Devamını Oku

LGBTT Müzik Klipleri (4)

Posted by PembeDergi On Temmuz - 19 - 2009 ADD COMMENTS

LGBT Müzik Klipleri serimiz dördüncü bölümü ile devam ediyor. İlk 3 bölümü buradan bulabilirsiniz; 1, 2 ve 3.

Meshell Ndegeocello'nun yasaklanan Leviticus: Faggot videosu çok güçlü bir homofobik mesaj içeriyordu.

Meshell Ndegeocello'nun yasaklanan Leviticus: Faggot videosu çok güçlü bir anti-homofobik mesaj içeriyordu.

Genç LGBTT bireyler olarak İnternet’in henüz çok yaygın olmadığı dönemde farklı cinsel yönelimlerle ilgili gördüğümüz en ufak bir şey bizi heyecanlandırır ve sevindirirdi. Özellikle dünyanın farklı yerinde farklı kişilerin benzer duygular içinde olduğunu bilmek bize güç verirdi. Bu bölümümüzde size seçtiğimiz yerli ve yabancı LGBTT içeriğe sahip yeni müzik kliplerini sunuyoruz. Klipleri izlemek için gerekli linkleri de yazımızın içinde bulacaksınız. Devamını Oku

- Ünlü Eşcinseller
- LGBTT Cinayetleri
- Cinsiyet Değişimi
- LGBTT Müzik Klipleri
- Eşcinsellik ve Askerlik
- Eşcinsellik ve Spor
- Eşcinsel Evlilik
- Homofobi
Bugünlerde Gündemde:
- Türkiye'de son günlerde ortaya çıkan cinsel içerikli suçlar
- İzmir'de Azra'nın öldürülmesi
- Ferzan Özpetek ve filmi Serseri Mayınlar
- Devlet Bakanı Aliye Kavaf'ın Homofobik Gafı

Recent Comments

© Pembedergi.com, 2010. Bazı hakları saklıdır. Pembedergi.com yazıları ticari olmayan kullanımlar için açık kaynaktır. Yazıları; değiştirmeden, kaynak göstererek ve kaynak sayfaya bağlantı ve tarih vererek kullanabilirsiniz. Alıntılanarak yayınlanan tüm yazı ve haberlerin hakları yazarlarına ya da yayınlandıkları mecralara aittir. Alıntılar kaynak göstererek, kaynağına bağlantı ve tarih vererek yapılmaktadır. Bütün kullanıcı yorumlarının hakları kullanıcılarına aittir. Kullanıcıların görüşleri mecranın görüşleri ve düşüncelerini yansıtmayabilir.

Recent Comments

YILDIRIM TÜRKER: “Beyoğlu”

On Ara-5-2009
Reported by PembeDergi

Obama’dan ‘eşcinsellik açılımı’

On Eki-12-2009
Reported by PembeDergi

Ve bitti..!

On Haz-1-2010
Reported by PembeDergi

Dünyadan Pembe Özetler

On Tem-12-2009
Reported by PembeDergi