28
Şubat , 2010
Pazar

PembeDergi.com

LGBTT Bireyler için Haber ve Bilgi Arşivi

Amerika: California'da dün yapılacağını duyurduğumuz oylama sonucu California Yüce Mahkemesi eşcinsel evliliklerin yasağını kaldırmadı. Oylama ...
Bir de her zaman olduğu gibi, daha önce adını pek duymadığımız ama hoş sürpriz yapan ...
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, son günlerde tartışılan eşcinsellik konusu sorulunca, “Bunları kişisel özgürlüklere bırakmak lazım. ...
İngiliz feminist yazar Caryl Churchill’in ‘Seni Seviyorum Diyecek kadar Sarhoş? ’ adlı oyunuyla 13 Ocak’ta ...
Seksi kıvrımları, dolgun dudakları, uzun sarı saçlarıyla Katherine Dalton, bir genç model olarak kariyerinde hızlı ...
Nepal, Everest’in tepesinde eşcinsel evlilikler organize ederek eşcinsel turizminin Asya başkenti olmaya hazırlanıyor. Yeni anayasayla ...
Feminizm, kadınların bu şiddet sarmalının yarattığı baskının esaretinden kurtulmaları için ayağa kalkmalarını, eylemde bulunmalarını da ...
Aslında başka bir konu üzerine yazacaktım. Yazıyı kafamda da hazırlamıştım. Ama ülke gündemi gibi futbolun ...
Genç şarkıcı Genco kendisine olan ilgiden memnun. Genco, ‘Kandıramazsın’ isimli ilk albümüyle müzik dünyasına giriş yaptı. ...
ABD Başkanı Barack Obama bir ilke daha imza atarak ameliyatla cinsiyet değiştirip kadın olan eski ...
Hindistan: Chennai kentinde ilk kez bir Pride yürüyüşü yapılacak. Yürüyüş ile ülkedeki LGBT bireyler karşısındaki ...
İngiltere: Brighton Pride yürüyüşüne katılacak olan eşcinsel polislere heteroseksüel arkadaşları da destek vereceklerini açıkladı. Kaynak: ...
Dünya Atletizm Şampiyonası'nda kadınlar 800 metre yarışında birinci olan ancak çift cinsiyetli olduğu ortaya çıktığı ...
İngiliz BBC kanalının gündüz kuşağı program sunucularından Kristian Digby (32), pazartesi sabahı Londra’daki dairesinde ölü ...
Oğuz Sarvan, bir gazetecinin, Trabzon'daki eşcinsel hakemin durumu ve Silivri'deki kampta bu yönde bir soruşturmanın ...

Nefret cinayetleri son bulsun

Gönderen: PembeDergi Tarih: Şubat - 28 - 2010 YORUM YAP

Eşcinsel sivil toplum girişimi Lambdaistanbul üyeleri, nefret cinayetlerine ve medyadaki homofobiye karşı, dün Galatasaray Meydanında buluştu. ‘’Travesti ve transeksüel cinayetler politik cinayetlerdir’’, ‘’Anayasaya cinsiyet kimliği eklensin’’, ‘’Bihter Behlül’ü de, Katya’yı da öpebilmeli’’, ‘’Erkek egemen şiddete son’’ yazılı dövizler açan grup adına açıklama yapan Rüzgar Gökçe, son iki ayda üç gey ve iki transeksüelin öldürüldüğü, bir transeksüel ve bir geyin de bıçaklı saldırı sonucu yaralandığını açıkladı. Devamını Oku

KÜRŞAD KAHRAMANOĞLU: “SEX – Cinsellikten kim “irite” olur?”

Gönderen: PembeDergi Tarih: Şubat - 28 - 2010 YORUM YAP

Cinsellik, ergenlikten mezara kadar, insan hayatının hem en tabii hem de en zevkli zenginliklerinden biridir. Sıklıkça tutucuların, dini dogmalarla şartlanmışların elinde de silahtır. Birçok politikacı ve yobaz da; özellikle kendi doğrularını dayatmak için ‘cinselliği’, kirli, utanılacak ilan edip, hele de politika yaptığı toplumda bol önyargı varsa, seks ile eş tutar. Kaldı ki, seks de kötü ve kirli birşey değildir. Seks olmasaydı, insan ırkı nasıl var olurdu? Ahlâklı insanlar sekse, hele hele cinselliğe saldırmaz. Seks konusunda dürüst olur. Seksin üremenin ötesinde çok daha fazla ve başka fonksiyonları olduğunu kabul eder ve topluma bir sorumluluğu varsa, ağzını ona göre açar. Seks konusunda tartışılacak bir negatiflik varsa, o da cinsel istismardır ki, onun da ‘cinsellikle’ yakından uzaktan bir alakası yoktur. Devamını Oku

ECE DORSAY: “Homofobik ve taş devrini bile utandıran haber özetleri”

Gönderen: PembeDergi Tarih: Şubat - 22 - 2010 YORUM YAP

Modacıların dünyasını bilmem ve kurallarından anlamam… Bildiğim iki şey var: 1) Alexander Mcqueen adlı başarılı, yaratıcı modacının intihar haberi içimde bir hüzün yarattı. 2) Barbaros Şansal’ın Cemil İpekçi’ye verdiği homofobi karşıtı yanıtı çok cesur, zekice, sağduyulu ve alkışlanası buldum.
Kaos web sitesinden alıntılıyorum: Modacı Cemil İpekçi’nin LGBTT örgütleri ve mücadelesiyle ilgili açıklamalarına bir başka modacı Barbaros Şansal’dan eleştiri geldi: “İpekçi hangi ülkede yaşıyor bilmiyorum ama Türkiye’de LGBTT’ler açıkça ayrımcılığa uğruyorlar!” Şansal, “Eşcinseller seks yapma hakkı istiyorlar” diyen İpekçi’ye şöyle yanıt veriyor: “Bir insan sadece sevdiği bir insanın elini tutabilmek, onu öpebilmek ya da ona sarılabilmek için de hak talep edebilir. Eğer ki iki insan bunu yapamıyorlarsa ya da yapmaktan çekiniyorlarsa burada zaten bir sorun vardır. Bu açıktır. Meseleyi bu kadar basit bir yerden bile tartışabiliriz.” Devamını Oku

Bir eşcinsel, bir kürt, bir de türbanlı

Gönderen: PembeDergi Tarih: Aralık - 16 - 2009 YORUM YAP

Türkiye’den biri eşcinsel, biri Kürt, biri de türbanlı üç kadının kimliklerini oluşturma süreçlerini ve bu süreçte toplumun önyargılarıyla başetme çabalarını ele alan ‘Çirkin İnsan Yavrusu’,sokakta ve hayatta birbirine teğet geçen insanların ortak deneyim alanlarını görünür kılıyor. Kendi metinlerini oluşturan ‘Oyun Deposu’ bu ilk çalışmasıyla; Lions Halk Jürisi’nden ‘Yılın Özgün Oyunu Ödülü’nü aldı.
Oyunun dramaturji çalışmasıı Ceren Ercan’a ait.

Birgün, 15.12.2009

KÜRŞAD KAHRAMANOĞLU: “Homofobiye bir kurban daha…”

Gönderen: PembeDergi Tarih: Aralık - 10 - 2009 YORUM YAP

Bayramda yurtdışında olduğum için, homofobinin son kurbanını, döndüğümde yaptığım bir telefon konuşması ile öğrendim. Bu seferki hedef, öyle bilinmeyen, tanınmayan bir hakem, bir öğretmen veya emniyet müdürü falan değildi. Esas adını pek bilen yoktu, ama VJ Bülent deyince, tanıyanı çoktu. 14 senedir, bugünlerde Doğuş Holding’e ait olan Kral TV’de çalışıyordu.
Aslında birçok kişiye göre, Kral TV deyince, akla ilk gelen bu arkadaşla, yıllar önce Boğaz turu yapan bir teknede tanışmıştım. Kısa da olsa bir akşamlık sohbetten aklımda, Bülent’in kimsenin tavuğuna “kış” diyecek bir insan olmadığı kalmış! Ne yapmıştı da işinden atılmıştı acaba? İnternetten çıkan yazılara baktım. Yiğit Karaahmet,29 Kasım’da Akşam’da çıkan yazısında “…VJ Bülent, eşcinselliği yüzünden uzun zamandır kapının önüne konmak isteniyormuş” yazmış. Yiğit’in yazısındaki gibi daha birçok spekülatif haber var. Bazı köşe yazarları ise, Bülent’in bir lakabının da “Japon” olduğunu yazarak, herhalde işin içinde bir ırkçılık olduğu mesajını mı veriyorlardı acaba? Birçok yazar, Bülent’in cinselliğinin işten atılma nedeni olduğunu anlamamızı isteyen ve çoğu VJ Bülent’e destek çıkan yazılar yazmışlar. Bu Zeki Müren dönemi mücadele şekli, beni tatmin etmiyordu. Artık bu ülkede bir ünlünün çıkıp, eğip bükmeden, kıvırmadan, “Gey olduğum ve bu ülkede homofobi olduğu için, işimden oldum” deme zamanı gelmemiş miydi? Devamını Oku

Brüno, Filistinli bakkalı terörist yaparsa…

Gönderen: PembeDergi Tarih: Aralık - 9 - 2009 YORUM YAP

Sacha Baron Cohen’in eşcinsel bir moda muhabirini canlandırdığı Brüno filminde bir bakkal, terör örgütü lideri olarak betimlenince Cohen 70 milyon sterlinlik bir dava ile karşı karşıya geldi… Beytüllahim’de yaşayan, Filistinli bir bakkal ve aktivist olan Ayman Ebu Aita, Sacha Baron Cohen’in Brüno adlı filminin hayatını mahvettiğini iddia ederek 70 milyon sterlinlik dava açtı. Brüno adlı filmde Cohen’in canlandırdığı karakter, Lübnan’daki Ain al-Hilweh mülteci kampına, El Aksa Şehitleri Tugayı lideri ile tanışmaya gidiyor. Bir alt yazı da Ebu Aita’yı ‘El Aksa Şehitleri Tugayı Terörist Grubu Lideri’ olarak tanıtıyor. El Aksa Şehitleri Tugayı, Filistinli El Fetih örgütünün silahlı kanadı olmasının yanı sıra Amerika’nın terör örgütleri listesinde bulunuyor. Devamını Oku

Diyanet’in Paradoksu ve Bir Sapıklık Olarak Eşcinsellik

Gönderen: PembeDergi Tarih: Kasım - 17 - 2009 YORUM YAP

“Sosyal Problemler Karşısında Din ve Diyanet” konusunu ele alan IV. Din Şûrası’nda alınan kararlar, ‘gündelik hayatın laikleşmesi’ karşısında Diyanet’in duyduğu çaresizliği gösteriyor
Diyanet İşleri Başkanlığı, 12-16 Ekim 2009 tarihleri arasında Ankara’da “Din ve Toplum” ana başlığı altında “Sosyal Problemler Karşısında Din ve Diyanet” konusunu ele aldırdığı IV. Din Şûrası düzenlemiş. Şûra kararlarının açıklanmasıyla, özellikle eşcinselliğe Diyanet’in yaklaşımı ortaya çıkmış oldu.
Şûranın 32 kararı incelendiğinde paradoks gibi gelse de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın toplumun gündelik hayatının laikleşmesi karşısında duyduğu çaresizliği görmek mümkün. Şûra kararları bir tür “şikâyet manzumesi” gibi duruyor. Daha Şûra kararlarının giriş paragrafında bu çaresizlik duygusunun belirleyiciliği görülebiliyor.
“Hızlı bir değişimi yaşadığımız ve beraberinde yeni bir zihniyet dünyasıyla karşı karşıya olduğumuz modern çağda geleneksel bakış açıları da dahil mevcut bütün hayat tarzları, yönelim ve tercihler fazlasıyla sorgulanır olmuş, daha bir açıklanmaya muhtaç hale gelmiştir. İçinde yaşadığımız dünyayı modernlik, postmodernlik ve küreselleşme kavramları etrafında açıklayan yaklaşımların, dine edilgen bir rol yükleme konusunda bildik kabullerinden vazgeçmemiş oldukları ve buna bağlı olarak, dinin hala ya eski ve köhnemiş bir geleneğin parçası ya da sadece hakikat iddiası taşıyan tezlerden bir tez olarak değerlendirilebildiği müşahede edilse de, asla kabul edilemez olan bu tarz değerlendirmelerin sıhhatli ve geçerli olmadığı; aksine dinin öneminden hiçbir şey kaybetmeyerek dün olduğu gibi bugün de birey ve toplum hayatında en önemli belirleyicilerden biri olmaya devam ettiği görülmektedir.” Devamını Oku

KÜRŞAD KAHRAMANOĞLU: “Artık Zeki Müren Dönemi Kapansın”

Gönderen: PembeDergi Tarih: Ekim - 22 - 2009 YORUM YAP

Eşcinsellik mücadelesinin bir adı da “adı ağıza alınamayan mücadeledir”. Bunun ana nedeni İngilizce “closet” dediğimiz gizlenen eşcinseller olmakla beraber; başka nedenleri de vardır. Homofobik dünya ve heteroseksüel “iktidar” eşcinselliği utanılacak, saklanacak bir şey olmaya zorlar, çünkü homofobi iktidar aracı olarak kullanılabilecek bir silahtır. Bunu tabii ki, en iyi solcular anlar, çünkü Marksist, Leninist gelenek dünya proleteryasına “Dünyanın işçileri birleşin – yegâne kaybedeceğiniz şey zincirlerinizdir” diye seslenerek başlamıştı.
Eşcinseller sadece proleteryadan çıksaydı işimiz daha kolay olabilirdi; ama bildiğiniz gibi onlar her yerdeler! Bu yüzden de insanların yaşları ilerledikçe, sınıf atladıkça, dünya malları biriktikçe yani kaybedecekleri şeyler çoğaldıkça cinsellikleri konusunda açık ve dürüst olmaları zorlaşıyor. Hatta “heteroseksüel iktidarın” baskıcı söylemlerini içselleştirip kendi kendilerini ezmeye devam ediyor; “self oppression – içselleştirilmiş zulüm” dediğimiz şeyle kendi kendilerini cenderelere sokup, mücadele edemez hale geliyorlar. Devamını Oku

KÜRŞAD KAHRAMANOĞLU: “Kimin insan hakkı? Hangi demokrasi? Hangi açılım?”

Gönderen: PembeDergi Tarih: Ekim - 7 - 2009 1 YORUM

22 Şubat 2006’da, gazeteci Baki Koşar İstanbul’daki evinde öldürüldü…
27 Ocak 2007’de, İdris Can bir tartışma sonunda, İstanbul’da bıçaklanarak öldürüldü…
24 Şubat 2007’de, Murat Taç İstanbul’da öldürüldü…
28 Şubat 2007’de, “Binnur” ismiyle tanınan travestinin cansız vücudu kafası ve iki bacağı testereyle kesilmiş olarak İzmir’de bulundu…
20 Mart 2007’de, Saim K. kendisine ilişki teklif ettiğini iddia eden bir erkek tarafından öldürüldü; cansız vücudu kadın iç çamaşırları giymiş/giydirilmiş olarak bulundu…
5 Mayıs 2007’de, Sadi D. kendisine “ahlaksız” ilişki teklif ettiğini söyleyen kişi tarafından öldürüldü…
7 Temmuz 2007’de, Deniz adıyla tanınan travestinin cansız ve çıplak vücudu Antalya’da bulundu…
19 Ağustos 2007’de, bir üniversite öğrencisi internetten tanıştığı iki kişi tarafından Konya’da öldürüldü…
21 Ağustos 2007’de, “Ece” isimli seks işçisi bir travesti beraber olmayı reddettiği müşterisi tarafından Bursa’da öldürüldü…
13 Eylül 2007’de, 25 yaşındaki Cesur Oflaz, kendisine cinsel ilişki teklif ettiği gerekçesi ile 40 yaşında bir erkek tarafından Gaziantep’te öldürüldü…
18 Eylül 2007’de, Joseph Perry Croskey ve partneri Deniz Uysal kıskançlık yüzünden Adana’da öldürüldü…
4 Ekim 2007’de, 39 yaşındaki gey Mehmet Uğur Marangoz İstanbul’daki evinde ölü bulundu…
5 Ekim 2007’de, iki travesti evlerinde bilinmeyen şahıslar tarafından bıçaklandılar…
7 Aralık 2007’de, Melisa isimli transseksüel İzmir’de polis tarafından göğsünden vuruldu…
4 Temmuz 2008’de, Sisi isimli travesti Kuşadası’nda sırtından bıçaklanarak öldürüldü…
15 Haziran 2008’de, cinselliği yüzünden ailesi tarafından tehdit edilen Ahmet Yıldız İstanbul’da sokakta kurşunlanarak öldürüldü…
10 Kasım 2008’de, Dilek İnce isimli transseksüel Ankara’da kafasına sıkılan kurşunla öldürüldü…
19 Aralık 2008’de, adı belirlenemeyen bir transseksüel Gebze’de vurularak öldürüldü…
10 Mart 2009’da, Ebru Dilan (Soykan) isimli transseksüel İstanbul’daki evinde bıçaklanarak öldürüldü…
20 Mart 2009’da, L.D. isimli 29 yaşındaki bir transseksüel Eskişehir’de karnından bıçaklandı…
22 Mart 2009’da, Eda Yıldırım ismindeki bir transseksüelin Bursa’da, bir çöp bidonunda cansız vücudu bulundu…
27 Mart 2009’da, 57 yaşındaki Şükrü Gencer kendisine cinsel ilişki teklif etti diye, 35 yaşındaki bir erkek tarafından Edirne’de öldürüldü…
Özkan Zengin isimli bir erkek, 6 gey erkeği (Mehmet Naci Zeyrek, Ercan Coşkun, Enes Arıcı, Yaşar Mızrak, Aziz Taşdemir, Tarık Güzeller) Mayıs 2008 ve Mart 2009 tarihleri arasında katletti…
11 Nisan 2009’da, 25 yaşındaki Melek isimli bir transseksüel Ankara’daki evinde bıçaklanarak öldürüldü… Devamını Oku

KÜRŞAD KAHRAMANOĞLU: “Üç Kuruşluk Opera”

Gönderen: PembeDergi Tarih: Eylül - 21 - 2009 YORUM YAP

…Milyonlarca lira harcayarak 11. Bianeli İstanbul’a getiren insanlar, ancak yüzde 3 lokal sanatçılardan oluşan bir programla karşımıza çıkacaklarına, Dilruba Saatçi’nin, Gül, Gülden, Seyhan, Didem ve Belgin Çelik’in katkılarıyla geçtiğimiz Eylül’de kaçak kuçak sahneleyebildiği “Üç Kuruşluk Opera’’ ya destek verip önümüze getirselerdi, Brecht mezarında dönmezdi. Çünkü o muhteşem bir gösteri olup Brecht’in ruhuna çok uygundu. Biz buralarda yaşıyoruz. Brecht’ten de biraz haberimiz var. Tamamını Oku

Erkek de çıksa “Altın”ı kalacak

Gönderen: PembeDergi Tarih: Eylül - 11 - 2009 YORUM YAP

IAAF’ten ilginç açıklama: “Semenya’nın yarışmasına test yaptırmadan izin verdik. Şimdi kötü sonuç çıkarsa altınını geri almamız hukuki olarak çok zor.”

Berlin’de düzenlenen Dünya Atletizm Şampiyonası’nın en ilginç tartışmalarından biriydi, Güney Afrikalı Caster Semenya’nın cinsiyeti. Erkek mi kadın mı tartışmalarında 800 metre dünya şampiyonunun ‘babasından ebesine kadar’ herkes konuşmuştu. Cinsiyet testine tabi tutulan Semenya heyecanla 2 hafta içinde çıkacak sonucu bekliyor. Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) sözcüsü Nick Davies, yaptığı açıklamayla Semenya’nın gönlüne su serpti. Davies, “Biz kendisine yarışması için izin verdik. Eğer testten istenmeyen bir sonuç çıksa bile hukuki olarak madalyasını geri almamız zor görünüyor” dedi.

Caster Semenyanın cinsiyeti hala tartışmalı.

Caster Semenya'nın cinsiyeti hala tartışmalı.

Birgün, 10.9.2009

Üç Maymun ya da Muzur Kurulu

Gönderen: PembeDergi Tarih: Ağustos - 31 - 2009 YORUM YAP

Anıl Alacaoğlu’nun Üçüncü Sınıf Kadın isimli kitabı Başbakanlık Çocukları Muzur Neşriyattan Koruma Kurulu tarafından 18 yaşından küçüklere zararlı olduğu gerekçesiyle yasaklandı. Anıl Alacaoğlu ile kitabı ve yasaklanma sürecine ilişkin görüştük.

Anıl Alacaoğlu yasaklanan kitabını anlattı.

Anıl Alacaoğlu yasaklanan kitabını anlattı.

»Kitapta yazdıkların, yani yasaklanan şeyler biraz da senin hayatın… Ya da senin hayatın olmasa bile Türkiye’de LGBTT bireylerin hayatlarının gerçekliği diye düşünüyorum. Bu kitapta eşcinsellik yasaklandı diyebilir miyiz?
Evet öyle zaten… Burada önemli olan kimin bu olayları yaşadığı değil birilerince yaşanıyor ya da yaşatılıyor olması. Hâlâ eşcinselliğin teşvik edilebileceğini düşünen insanlardan bahsediyoruz. Homofobiden de öte eşcinsel olan insanların bile bunun farkına varmamaları isteniliyor. Ya da farkına varsalar bile gizli kapaklı yaşayınca, insanlara anlatmayınca, evlilik, çocuk yapmak gibi ‘hayati’ kuralları ihlal etmedikten sonra sorun olarak da görmüyorlar. Tamamını Oku

Sahnede Alkışlanır Sokakta Dışlanırız

Gönderen: PembeDergi Tarih: Ağustos - 5 - 2009 YORUM YAP

Hayatımıza bir şekilde girip, belki uzaktan izlediğimiz ve bazen filmlerde figüran olarak gördüğümüz toplumun ötekileri. Sokakta şiddete maruz kalan, nefret cinayetlerine kurban giden travestiler. Onlar bu zor hayatı göğüsleseler de yaşadıkları her şey sancılı bir sürecin başlangıcı olmuş. Ama şimdi 4 transseksüelin hayatı bir sinema filmi oluyor. Çekimlerine Tarlabaşı’nda başlanan filmin senaristi Zeynep Özcan ve Emre Yalgın, yönetmenliğini ise yine Emre Yalgın üstlenmiş.

Teslimiyet filminde ilk kez 4 travesti/transseksüel karakter başrolde.

Teslimiyet filminde ilk kez 4 travesti/transseksüel karakter başrolde.

‘Teslimiyet’ filminin çekimlerinde tanıştık Buse Kılıçkaya, Ayta Sözeri, Seyhan Arman ve Didem’le. İlk kez Türkiye’de 4 Transseksüel filmin ana karakterleri.

Film özetle, İstanbul’da farklı sınıflar arasındaki iletişimsizliği anlatıyor. Filmde, Tarlabaşı’na taşınan içine kapanık Gökhan’nın (Görkem Arslan) bu semtte değişen yaşamının yan apartmanda yaşayan ve aynı evi paylaşan transseksüeller Hayat (Seyhan Arman) Mavi (Buse Kılıçkaya) Aygül (Ayta Sözeri) ve Sanem (Didem )le olan ilginç ilişkisini anlatıyor. Devamını Oku

Esmeray, bohçasını TMK mağduru çocuklar için açıyor

Gönderen: PembeDergi Tarih: Ağustos - 4 - 2009 YORUM YAP

Esmeray, çok ses getiren stand-up gösterisi “Cadının Bohçası”nı TMK mağduru çocuklar için yeniden düzenledi. “Cadının Bohçası’ndan Dökülen Çocukluk” adlı gösteri, 4 Ağustos Salı günü Rengahenk Sanatevi’nde izlenebilir.

TMK mağduru çocukların yargılandığı duruşmalar Ağustos ayında da sürerken, Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları, her ayın ilk duruşma günü onlar için destek etkinliği yapmaya devam ediyor. Bu kez, çağrıcılardan Esmeray, büyük ilgi gören “Cadının Bohçası” adlı stand-up gösterisini çocuklar için yeniden düzenledi. Oyuna kendi çocukluğuna dair yeni bölümler ekleyen Esmeray, “Cadının Bohçası’ndan Dökülen Çocukluk” adını verdiği gösterisini 4 Ağustos Salı günü, saat 19.30’da İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Rengahenk Kitapevi’nde sergileyecek.
Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları’nın TMK Mağduru Çocuklar için düzenlediği sanatsal destek etkinliklerinin 17’ncisi olan “Cadının Bohçası’ndan Dökülen Çocukluk” da, önceki tüm etkinlikler gibi “ücretsiz” seyredilebilecek. Devamını Oku

HANDE GÜLEN: “Cinsiyetçi TDK’dan ‘Bilimsel’ Tanımlar”

Gönderen: PembeDergi Tarih: Temmuz - 30 - 2009 YORUM YAP

TDK’nın internet sitesinde, kurumla ilgili “Türk Dil Kurumu 800′e ulaşan yayını, 40 Bilim Kurulu üyesi, 17 uzmanı, 56 çalışanı ve zengin bir araştırma kütüphanesiyle Türkiye’nin saygın bilim kuruluşlarından biri olarak çalışmalarını sürdürmektedir” sözleri yer alırken, cinsiyetçi terimlerin hangi bilim kuralları açısından değerlendirildiği merak konusu.

Örneğin, sözlüğe ‘erkek’ yazdıldığında ‘er kişi, sözüne güvenilir, mert’; ‘erkek olmak’ denildiğinde ise, ‘erkeğe yaraşır davranışlarda bulunur duruma gelmek’ ifadeleri karşınıza çıkıyor. ‘Kadın’ kelimesinin sözlükteki karşılığı ise şöyle: ‘Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri olan, evlenmiş kız’.

‘Saygın bilim kuruluşu’ kadın olmayı evlenmek ve ev yönetimindeki marifetleriyle tanımlıyor. Hayrete düşüren diğer bir nokta ise, kadın kelimesini cümle içinde kullandığı ‘kadının yüzünün karası erkeğin elinin kınası’ ifadeleri.

Türk Dil Kurumu cinsel yönelimleri kendi değerleriyle açıklayarak anlaşılması güç bir duruma daha imza atıyor. ‘Gey’i ‘eşcinsel erkek’ olarak tanımlarken, ‘lezbiyen’i , eşcinsel kadın olarak değil, ’sevici’ olarak tanımlıyor.

Sözlükte ‘kadın olmak’, ‘kızlığını yitirmek, kocasını, evini iyi yönetmek’ olarak ifade ediliyor. TDK, kadın olmayı cinsel ilişkiye girmekle tamamen bilim dışı bir şekilde açıklarken, bunu, ataerkil, toplum düzenine dolaylı bir şekil vermek isteyen tanımlarla destekliyor. Örneğin ‘kızlık’ kelimesini ‘Kızın, evlenmeden önce cinsel ilişkide bulunmaması, saflığını koruması’ şeklinde açıklıyor ve ‘İşte bu onun kızlık odası’ cümlesinde olduğu gibi, argoya dayalı hakaret içeren bir şekilde cümle içinde kullanıyor.

Devamını Oku

- Ünlü Eşcinseller
- LGBTT Cinayetleri
- Cinsiyet Değişimi
- LGBTT Müzik Klipleri
- Eşcinsellik ve Askerlik
- Eşcinsellik ve Spor
- Eşcinsel Evlilik
- Homofobi
Bugünlerde Gündemde:
- İtalya'da yaşayan Türk Transseksüel Efe Bal
- Devlet Bakanı Aliye Kavaf'ın Homofobik Gafı
- Cemil İpekçi'nin Polemikleri
- Travesti Aycan Cinayeti
- Vancouver-2010
- Perihan Mağden'den Ali ile Ramazan
- Esra Erol'un İzdivaç Programında Homofobi

En son yorumlar

© Pembedergi.com, 2010. Bazı hakları saklıdır. Pembedergi.com yazıları ticari olmayan kullanımlar için açık kaynaktır. Yazıları; değiştirmeden, kaynak göstererek ve kaynak sayfaya bağlantı ve tarih vererek kullanabilirsiniz. Alıntılanarak yayınlanan tüm yazı ve haberlerin hakları yazarlarına ya da yayınlandıkları mecralara aittir. Alıntılar kaynak göstererek, kaynağına bağlantı ve tarih vererek yapılmaktadır. Bütün kullanıcı yorumlarının hakları kullanıcılarına aittir. Kullanıcıların görüşleri mecranın görüşleri ve düşüncelerini yansıtmayabilir.

En son yorumlar

Yolda travestilerle tartıştı, komalık oldu

Tarih: Kas-20-2009
Gönderen: PembeDergi

Pornografik oyun şoku!

Tarih: Ara-14-2009
Gönderen: PembeDergi

Dünyadan Pembe Özetler

Tarih: Ara-21-2009
Gönderen: PembeDergi

Eşcinsel din adamlarına izin çıktı

Tarih: Tem-3-2009
Gönderen: PembeDergi

De Niro: Babam eşcinseldi

Tarih: Mar-2-2010
Gönderen: PembeDergi