11
Mart , 2010
Perşembe

PembeDergi.com

LGBTT Bireyler için Haber ve Bilgi Arşivi

Hülya Avşar'a canlı yayında film teklifi Türkler Çıldırmış Olmalı filminin oyuncuları Peker Açıkalın, Önder Açıkbaş ve ...
Çin’in dün yapılması planlanan ilk gay güzellik yarışması polis engeline takıldı. Pekin polisi, Çin’de eşcinsellik ...
2007’den beri Taksim İstiklal Caddesi’nde bulunan Frappe bar, iki ay kadar önce Anıl Taş ve ...
Almanya'da Bamberg Üniversitesi Aile Araştırmaları Enstitüsü çocuk sahibi olan bin 50 çiftle görüşerek bir araştırma ...
Aile baskısından kaçarak bir ay önce Antalya'ya gelerek birlikte aynı evde yaşamaya başlayan Z.A ve ...
'Aşkın “L” Hali'ndeki 28 öyküde 'cesur' kelimesi her cümlenin gizli öznesi. Edebi olarak iddialı olmayan ...
Ünlü modacı Tom Ford’un ilk filmi olan A Single Man'de 1962 yılının Los Angeles’ında ortağının ...
DEMET Akalın, İstanbul'un ünlü gay kulübü 'Otherside'da sahneye çıktı. 'Gaylerin ikonu' olan Hande Yener ile ...
Temmuz 2009'da eşcinsel hakem tartışması ardından, minderde gay "şoku" gazetelerde yer buldu. Michael Jackson'ın cinsel ...
Ahlak bekçilerinin asıl korkusunun ne olduğu gayet açık: Evlilik dışı yaşanan cinsellik. Görünen o ki, ...
Sana ne kardeşim Eşcinsellik, lezbiyenlik, gay’lik de hep vardı mesela, biz yok sayıyorduk, ayıplıyorduk, yargılıyorduk. Her ...
İstanbul'da, eşcinsel çocuklu aileler 'Lambda İstanbul Aile Grubu'nu kurdu. Hem kendilerini eğitiyor, hem birbirlerine destek ...
Türk transseksüel Efe Bal, kadınları bile kıskandıracak güzelliğiyle İtalya'nın gündemine oturdu. Elle, Gente, Espresso gibi ...
Homofobi Karşıtı Buluşma’nın beşincisi başlıyor. 13 şehirde, Mart’tan Mayıs’a kampüs ve şehir etkinlikleri ile sürecek ...
Kürşat Kahramanoğlu… Eşcinsel hakları mücadelesinde dünya çapında örgütlerde yer almış bir köşe yazarı… Eşcinsellerin mücadelesinde ...

SÜHEY BOGUT: “Eşcinselleri sorun etmeden başörtüsüne özgürlük istemek”

Gönderen: PembeDergi Tarih: Mart - 11 - 2010 YORUM YAP

Mahremiyet öyle bir noktadır ki burada Müslüman-seküler, heteroseksüel-queer, Türk-Kürt, Alevi-Sünni gibi ayrımların hepsi anlamsızlaşır. Şayet birileri eşcinsel bir ilişkiye giriyorsa kendi mahrem alanında ve bu suretle onu mahremleştiriyorsa, o zaman Müslüman’ın hem bu alana girmemesi hem de girenle sonuna kadar mücadele etmesi gerekir.

28 Şubat’ın yıl dönümünde sadece o meşum başörtüsü yasağını değil başörtüsü ve eşcinsellik arasındaki bunaltıcı, çıldırtıcı, kafadan koparıcı rabıtayı da hatırlamış olduk. Sakın bana “nereden çıktı bu rabıta?” diye sormayın. Çünkü bilhassa şu son yirmi sene boyunca başörtüsü bir hak ve özgürlük meselesi olarak her gündeme geldiğinde kendilerini süper özgürlükçü olarak takdim eden bazı -postmodern- mahalle entelektüelleri, birisinin özgürlüğü diğerinden geçer yollu argümanlar serdedip durdular; Müslümanların (şimdilerde “dindar” denilenlerden bahsediyorum) şaşkın bakışları arasında mevzubahis rabıtayı hiç tereddüt etmeden kurup masanın tam orta yerine öylece bıraktılar. Devamını Oku

Günahından Ders Çıkarmak

Gönderen: PembeDergi Tarih: Mart - 8 - 2010 YORUM YAP

Evanjelist yardımseverler “kürtaj karşıtlığı”na daha geniş bir yorum getiriyor. Geçtiğimiz yüzyılda dünyayı kurtarmaya soyunanlar daha çok Demokratlar ve Liberallerdi. Cumhuriyetçilerle dini muhafazakârlarsa, Senatör Jesse Helms’in “parayı sokağa atmak” olarak nitelediği devlet yardım programlarına karşı çıkıyordu. Gelgelelim, son on yıldır bu durum değişti ve birçok Amerikalı bunun ya farkında değil ya da önemini kavrayamadı. Evanjelistler dünyaya açılmanın yeni öncüleri durumuna gelerek AIDS ve sıtmaya karşı başarılı programlar için çaba gösteriyor ve Hindistan’daki insan kaçakçılığından Kongo’daki kitlesel tecavüzlere kadar birçok alanda mükemmel işler çıkarıyorlar. Bir soru: ABD merkezli en büyük uluslararası yardım ve kalkınma kuruluşu hangisi? İkisi de laik kuruluşlar olan Save the Children veya CARE değil, Seattle merkezli, güçlü dini kökleri olan Hıristiyan örgütü World Vision. Devamını Oku

Vatikan’da gay seks skandalı

Gönderen: PembeDergi Tarih: Mart - 6 - 2010 YORUM YAP

Katolik Dünyası’nın merkezi Vatikan, gay seks skandalıyla çalkalanıyor.

Vatikan’daki ayin ve törenlerde Papa 16’ncı Benedikt’e teşrifatçılık yapan ve St.Peter Bazilikası’nın önde gelen koristlerinden olan Nijeryalı bir din adamının, gay fahişe pazarladığı ortaya çıktı.
Nijerya kökenli Ghinedu Ehiem’in (40) gay fahişe pazarlığı sırasında yaptığı konuşmalar, şebekeyi izleyen polisin dinlemesine takıldı. Ehiem, gay fahişelerle ilgili olarak sık sık Angelo Balducci ile de telefon konuşması yaptığı da belirlendi. Devamını Oku

Yunan din adamları Elton John’un ağzı çürüsün

Gönderen: PembeDergi Tarih: Şubat - 28 - 2010 YORUM YAP

Yunanlı din adamları Hazreti İsa’nın eşcinsel olduğunu söyleyen ünlü pop müziği sanatçısı Elton John için “kusurlu”, “cehennemin tortusu”, “kabus”, “mide bulandıran” gibi benzetmeler yaparken “ağzı çürüsün” lanetinde bulundular.

“Parade” Dergisi’ne verdiği demeçle dünya kiliselerini ayağa kaldıran Elton John hakkında, Kalavrita bölgesi metropoliti Amvrosios “Bu kusurlu ve cehennemin tortusu adamın inşallah ağzı çürüsün. Tanrı’nın kulağı dediklerimizi duysun” dedi. Pire metropoliti Serafim ise “Kabus, tiksindirici, insana kusma duygusunu uyandıran açıklamalara bulunan John, bir erkekle nikah kıymıştır. Sapıklıkları olan biri Tanrının oğlunu rencide etme teşebbüsünde bulunmuştur” dedi. Devamını Oku

Bulgar Kilisesi’nden Elton John’a tepki

Gönderen: PembeDergi Tarih: Şubat - 21 - 2010 YORUM YAP

Bulgaristan’da 13 Haziran’da konser verecek olan pop şarkıcısı Elton John’un Hazreti İsa ile ilgili açıklaması, Bulgaristan Ortodoks Kilisesinin tepkisine neden oldu.

Elton John’un BBC’nin “Parade” dergisine verdiği demeçte Hazreti İsa için “Çok duygusal ve son derece kültürlü bir gay” dediğine işaret eden Filibe bölgesi metropoliti Nikolay, “Uluslararası medyanın böylesi sapıkça görüşleri yayımlıyor olması, çağdaş dünyanın ilahi gerçeklerden ne kadar uzaklaştığının ve ne kadar günaha saplandığının göstergesidir” ifadesini kullandı. Devamını Oku

‘Papa’rayı yiyecek: İsa eşcinseldi

Gönderen: PembeDergi Tarih: Şubat - 20 - 2010 YORUM YAP

Dünyaca ünlü şarkıcı Sir Elton John, İsa’nın gay olduğunu iddia edince kıyamet koptu. Vatikan’ın tepkisinin de sert olması bekleniyor

Eşcinsel İngiliz şarkıcı Elton John, Amerikan Parade dergisine verdiği röportajda İsa’nın gay olduğunu söyledi. Ortadoğu’daki lezbiyenlerin nasıl hayatta kalmaya çalıştıklarından bahsederken, ‘Bence İsa da merhametli, akıllı, insan problemlerini anlayabilen bir gay’di’ diyen Sir Elton John’un sözleri Hıristiyan dünyasını kızdırdı. David Furnish ile 2005 yılında eşcinsel evliliği yapan Elton John verdiği demeçte ‘İnsanları bu kadar vicdansız yapanın ne olduğunu anlayamıyorum, Ortadoğu’da bir lezbiyen olmayı deneyin sadece bir ölü kadar iyi olabilirsiniz’ dedi. Devamını Oku

Gay metropolit krizi

Gönderen: PembeDergi Tarih: Şubat - 19 - 2010 YORUM YAP

Fener Patriği Bartholomeos’nun, eşcinsel olduğu ve zimmetine para geçirdiği için kiliseden atılan metropolit için devreye girmesi Yunan Kilisesi’nin tepkisini çekti. Atina Başpiskoposu Yeronimos, Patriği “otosefal Yunanistan Kilisesi’nin içişlerine karışmakla” suçladı.

Açık saçık konuşmaları yakalanmıştı
Attika Metropoliti Panteleimon’un eşcinsel partneri ile açık saçık telefon görüşmelerinin kayıtları yayınlanınca Yunan kamuoyu şoke olmuştu. Cinsel tercihlerinin yanı sıra, 1500 euro maaşı bulunmasına rağmen banka hesaplarında 4 milyon euro’su olduğu ortaya çıktığında “Bir ömür çalıştım… kız kardeşimin de biriktirdiği para vardı” diye mazeretlendiren Panteleimon, 2005 yılında Yunan Kilisesi’nin kararıyla görevinden azledilmişti. Devamını Oku

Ahmedinecad eşcinsel bırakmayacak

Gönderen: PembeDergi Tarih: Şubat - 16 - 2010 YORUM YAP

İran Cumhurbaşkanı, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, ülkesinde eşcinsel olmadığını söylemişti. Baskılardan kaçarak Türkiye’ye sığınan İranlı geyler, “Ahmedinecad’ın, söyleminin gerçekleşmesi için çabaladığını” düşünüyor

İran’da geçen haziran düzenlenen tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından ülkede artan baskılardan nasibini alanlar arasında eşcinseller de yer alıyor. Kayseri ve Isparta’da sığınmacı sıfatıyla kalan geylerin yaşamına mercek tutan Amerikan Washington Post gazetesi, geçen hazirandan bu yana 1.356 muhalif ve geyin İran’dan Türkiye’ye kaçtığını yazdı. Devamını Oku

Arsham Parsi ve İran eşcinsel yeraltı treni

Gönderen: PembeDergi Tarih: Şubat - 11 - 2010 YORUM YAP

Hangisini tercih edersiniz – bir kılıçla kafanızın ya da kollarınızın kesilmesini mi? Belki yüksek bir yerden atılmak ya da kutsal kitaplardaki gibi taşlanarak öldürülmek kulağınıza daha çekici geliyordur. Eğer İran’da yaşayan bir eşcinselseniz bu senaryolardan hiçbiri gerçekten çok uzak değil. Hatta sürekli oluyorlar. İran Cumhurbaşkanı Mahmoud Ahmadinejad Kolombiya Üniversitesinde şunları söyledi, “İran’da, bizim eşcinsellerimiz yok – en azından sizinkiler gibi.” Ancak İranlı bakan Mohsen Yahyavi aynı anda İngiliz başbakanına şunları söylüyordu “Homoseksüeller idamı, işkenceyi ve hatta ikisini de hakediyor.” Devamını Oku

Papa’dan İngiliz hükümetine eleştiri

Gönderen: PembeDergi Tarih: Şubat - 2 - 2010 YORUM YAP

Roma Katolik Kilisesi’nin lideri Papa 16. Benediktus, İngiliz hükümetini eşitlik yasası konusunda eleştirirken, Westminster Başpiskoposu Papa’nın eleştirilerine destek verdi.

İngiltere ve Galler’den dün 35 Katolik piskoposu ağırlayan Roma Katolik Kilisesinin lideri Papa 16. Benediktus, İngiliz hükümetini “adil olmayan eşitlik yasalarının kabulü için uğraşmakla” suçladı. Papa 16. Benediktus’a göre, iktidardaki İşçi Partisi’nin parlamentoya sunduğu yasal düzenlemeler “doğanın kanunlarını ihlal ediyor” ve “Katolik Kilisesinin eşcinsellerin üst düzey pozisyonlara gelmelerini engelleme hakkına son veriyor”. Devamını Oku

Püritenlik ölümcül bir politikadır: Uganda’daki Amerika destekli homofobi son bulmalı

Gönderen: PembeDergi Tarih: Şubat - 1 - 2010 1 YORUM

Kampala, Uganda’da HIV/AIDS hastalarına özel muayenehanesi olan Dr. Paul Semugoma bu yazıyı Huffington Post için yazmıştır.

Ofisime ilk geldiğinde akşam saatleriydi. Orta boylu, ince, kararmış ve son zamanlarda oldukça kilo kaybetmişti. Gözlerinde endişe vardı ve bana gelmekten mutlu olmadığı belliydi.

Önce biraz tereddüt etti ancak sonra açıldı. HIV testi yaptırmıştı. Sonuç pozitifti. Yüzündeki korku okunabiliyordu. HIV o zamanlar ölümle eşdeğer bir teşhisti. İlaçlar yeni yeni bulunuyordu ve bizim kliniğimiz bu ilaçları yazan yegane kliniklerdendi. Kendi başına bu ilaçlara parası asla yetmezdi.

Ancak ben onun doktoruydum. Uzun süre konuşarak korkusunu azalttık. Önlem, diyet, egzersiz konuştuk. Doktorlardan ve ilaçlardan konuştuk. Sonra bombayı patlattı.

O bir eşcinseldi. Partnerlerini nasıl koruyacaktı?

Eşcinsel olması beni telaşlandırmadı. Ancak, sorusunun yanıtını bilmiyordum. Eşcinseller için güvenli seks ne demektir?

Afrika’da çoğumuz biliriz ki eşcinsellik potilik bir tabudur. Bu tabu benim mesleğime de bulaşmıştı. Tüm eğitimimi Afrika’da gördüm. AIDS’den ölen yüzlerce kadın ve adamın yattığı hastanelerde büyüdüm. HIV’in en çok seks yolu ile bulaştığını biliyordum. Benim için, bir heteroseksüel hastalığıydı. Erkeklerle seks yapan erkekler için bu hastalığın ne anlama geldiğini ve nasıl önlenebileceği bize öğretilmemişti.

Benim bilmediğim bu şey ise zamanla müthiş bir bilgi okyanusuna dönüştü. Takip eden birkaç gün içinde kendi kendime bu alandaki HIV ile ilgili pek çok şey öğrendim. Farkettim ki çoğu doktorlar anal seks ile ilgili soru sormaktan bile çekiniyordu. Hastalarımızın hep heteroseksüel olacağını düşünüyorduk.

Birkaç hafta içinde kafamda bir plan oluştu. Yola çıkmıştım ama önümde aşılması gereken duvarlar vardı. Uganda gibi bir ülkede bir doktor hem eşcinsel hem HIV pozitif kişilere nasıl ulaşırdı?

Uganda bir homofobi krizinden geçiyor. 1990′larda ülkede bir HIV/AIDS engelleme programı vardı. Geniş çaplı eğitim kampanyaları HIV hastalığı ile yaşayanların sayılarının artışını ciddi derecede durdurmuştu. Ancak bu şimdi sona erdi. Bu on yılda ideoloji ve önyargı bilimi yendi ve Uganda’da bir anti-AIDS kampanya başladı.

Bu büyük ölçüde Amerika’nın suçu. Amerikan başkanının AIDS yardımı programı (PEPFAR) homofobiye teslim oldu ve eşcinsellerin bir kez daha görünmez olmasını sağladı. AIDS programı “evlilik dışı seks”in lanetlenmesini bünyesine alarak normalde evlenemeyen eşcinselleri HIV tedavisinin dışında bıraktı. Amerikan Uluslararası Gelişim ajansı kongrenin de desteği ile “erkeklerle seks yapan erkekler” kavramını tüm yardımlardan çıkardı. Uganda’da bu programlar dini organizasyonların eline geçti – ki bu organizasyonların HIV önleme ve tedavisi konusunda hiçbir fikirleri olmadığı gibi, gay ve lezbiyenler için de nefret yaydılar.

Ugandalı eşcinseller görünürlük için savaş verdiler. 2007′de bir konferans gerçekleştirdiler ancak rahipler ve parlementerler sorumluların cezalandırılmasını istedi. 2008′de eşcinsellerin HIV engelleme programlarından çıkarılmasını protesto eden gösterilerde polis pekçok eşcinseli tutukladı.

Mart 2009′da evangelist Scott Lively önderliğinde üç Amerikalı geldi. Kiliselerde seminerler düzenleyip parlementoda lobi yaptılar. Mesajları basitti: homoseksüeller Uganda için bir tehlikeydi. “Homoseksüellerin planları” gençleri yoldan çıkaracaktı. Eşcinsel örgütlerin Amerika ve Avrupa’dan gelen pek çok paraları vardı.

Evangelistlerin bol para ile yürütülen bu kampanyaları aylar sürecek olan avlara dönüştü. Gazeteler “homo”ların isim listelerini yayınladı. Suçlamalar ve karşı suçlamalar havalarda uçuştu.

Şimdi parlamento bu “tehdit” ile başetmek için bir yasa önergesi sundu. Bu “Anti-homoseksüel Yasa” Kasım’da parlementoya geldi ve basit bir amacı var: Uganda’dan eşcinselliği silmek.

Eğer bu yasa onaylanırsa etkileri çok yıkıcı olacak. Eşcinsel seks yaşayanlara ömür boyu hapis ve ölüm cezası geliyor. “Homoseksüellik lehinde konuşmak” bir suç olacak. Örneğin daha güvenli bir seks için su-bazlı kayganlaştırı dağıtmak bu kapsama giriyor. Vatandaşlar eşcinsel olan arkadaş ve aile üyelerini ihbar etmek zorundalar. Eğer bu yasa önerisi geçerse, 24 saat içinde eşcinsel olduğunu bildiğim hastalarımın listesini polise vermek zorundayım.

Bununla birlikte parlementoya sunulan bir başka kanun da güya HIV’in yayılmasını engelleyecek. Bu kanuna göre, ben bir doktor olarak HIV olduğunu bildiğim hastanın eşine ya da seks yapmış olduğu herkese hastalığını bildirmek zorundayım. Eğer bu kanun geçerse AIDS hastası insanlar güven ilişkisi kurmaları gereken doktorlardan da uzaklaşacaklar.

Uganda’da HIV hastası olan eşcinsel erkeklerle yapmaya çalıştığım çalışma da cehalet ve sessizlikle karşılandı. Kampala’da yaşayanlara AIDS ve önlenmesi hakkında ne bildiklerini sorduğumda çoğundan korkutucu masallar duydum. Uganda’nın güya HIV engellemesi gereken servisleri ve organizasyonları da bu konu hakkında korku içindelerdi. Eşcinseller ve HIV konusunda her konuştuğumda, daha çok bir hedef haline geldim.

Uganda’da bir zamanlar başarılı olan AIDS programlarımız çöküyor. Eşcinsellere bu servisler sunulmuyor. Püritenlik politikası ölümcül bir politikadır.

Amerikan devleti, Amerikalı evangelistler bugünki tabloda büyük bir rol oynuyor. Bush yönetiminin dar görüşlü politikaları bizi bu noktaya getirdi. Evagelistler Amerika kökenli nefreti sınırlarımızdan içeri soktu.

Obama yönetimi isterse bunu tersine döndürebilir – ancak acele etmeli. Uganda hükümetine HIV ile savaşta bilimi ve insan haklarını rehber almak üzere baskı yapmalı. Eğer bu olmazsa, hastam ve onun gibi binlerce kişi bu ölümcül hastalıkla savaşı sessiz ve korku içinde kaybedecek.

Pembedergi.com

Vudu yüzünden Tanrı lanetledi

Gönderen: PembeDergi Tarih: Ocak - 15 - 2010 YORUM YAP

Amerikalı ünlü evanjelist vaiz Pat Robertson, Haiti’nin geçmişte “şeytan ile ittifak yaptığı için Tanrı tarafından lanetlendiğini” söyledi.

ABD’de milyonlarca izleyicisi bulunan Robertson, “700 Club” adlı televizyon programında, Haiti’deki depremin 18. Yüzyıl’da adada siyah kölelerce sömürgeci Fransızlara karşı başlatılan “vudu (büyü) ayinleri” yüzünden gerçekleştiğini ileri sürdü. Pat Robertson’ın iddiasına göre, Fransız kolonisinden kurtulmak isteyen bir grup Haitili isyancı vudu ayinleri yaparak şeytan ile ittifaka girdi. Robertson, 2005 yılında CNN’de katıldığı bir programda da eşcinsel evliliğin kabul edilmesinin dünyada deprem, kasırga ve meteor çarpması gibi felaketleri getireceğini söylemişti.

Pat Robertsonın evangelist görüşleri bizdeki 7.4 yetmedi mi? pankartlarına benziyor.

Pat Robertson'ın evangelist görüşleri bizdeki "7.4 yetmedi mi?" pankartlarına benziyor.

Bizde ‘7.4 yetmedi mi?’ pankartı açılmıştı

15 Ağustos 1999’da yaşanan Körfez Depremi’nin merkez üssünün, çok sayıda subay, astsubay ve erin yaşamını yitirdiği Gölcük Donanma Komutanlığı olması, aşırı dinci çevrelerce istismar edilmişti. “Devir teslim töreninde TIR dolusu içki içtiler. Allah onları cezalandırdı” yorumları el ilanları kadar internet ve bazı gazetelerde yayınlanmıştı. Bu yorumlar Ekim ayında Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü’nde açılan bir pankartla en üst seviyesine ulaştı. Üniversiteye alınmayan türbanlıların açtığı “7.4 yetmedi mi?” pankartı uzun süre hafızalardan silinmedi.

Hürriyet, 15.1.2010

‘Eşcinsellik kötüdür ama kişisel bir tercihtir’

Gönderen: PembeDergi Tarih: Aralık - 24 - 2009 YORUM YAP

Rus Ortodoks Kilisesi, eşcinselliği günah olarak görmesine rağmen, bunun ‘kişisel bir tercih’ olduğu açıklaması yaptı. Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland ile görüşmesinde, kilisenin aynı cinsiyetteki kişilerin evliliğine karşı olduğunu, ancak buna rağmen eşcinsellere eziyet edilmemesi veya ayrımcılık uygulanmaması gerektiğini söyleyerek ilginç bir açıklamaya imza attı. Daha önce başkent Moskova’daki eşcinsellerin yürüyüşüne ve toplantısına sert tepki gösteren Rus Ortodoks Kilisesi’nin bu açıklaması, eşcinsellere yönelik yaklaşımında değişiklik yapma isteği olarak yorumlandı.
Rusya’da homoseksüellere karşı çıkan yaygın bir kamuoyu bulunurken, önde gelen Rus politikacılar da sık sık eşcinselliğe karşı olduklarını belirten açıklama yapıyor. Daha önce de Moskova Belediye Başkanı Yuriy Lujkov, homoseksüelliği ‘şeytan işi’ diye nitelendirerek, eşcinselleri AIDS’i yaygınlaştırmakla suçlamıştı.

Radikal, 24.12.2009

Kiliseye lezbiyen piskopos

Gönderen: PembeDergi Tarih: Aralık - 7 - 2009 YORUM YAP

Amerikan Episkopal Kilisesi, lezbiyen olduğunu gizlemeyen Mary Glasspool’un piskopos seçildiğini açıkladı.

Anglikan Kilisesi’nin ABD’deki kolu olan Amerikan Episkopal Kilisesi, 1988′den beri bir başka kadınla olan birlikteliğini hiç gizlemeyen 55 yaşındaki Mary Glasspool’un, papaz sınıfından 153, laiklerden de 203 oy aldığını bildirdi.

Mary Glasspool eşcinsel ikinci piskopos.

Mary Glasspool eşcinsel ikinci piskopos.

Glasspool, eşcinsel olduğunu gizlemeyen Gene Robinson’ın Amerikan Episkopal Kilisesi’ne seçilmesinden sonra cinsel eğilimini gizlemeyen ikinci piskopos oldu. Devamını Oku

Cennet eşcinsellere kapalı mı?

Gönderen: PembeDergi Tarih: Aralık - 6 - 2009 YORUM YAP

Kardinal “Eşcinseller cennete gidemez” dedi, İslam ne diyor?

Vatikan’ın eski konsey üyelerinden Kardinal Javier Lozano Barragan, transseksüel ve homoseksüellerin hiçbir zaman cennetin kapısından içeri giremeyeceğini söyledi, başta İtalya olmak üzere birçok ülkede eşcinseller ayağa kalktı. Barragan’ın iddiası insanların homoseksüel doğmadıkları, sonradan oldukları ve dolayısıyla yaradılışlarına aykırı davranarak büyük bir günah işledikleri şeklinde. Eşcinsellik İslamdinince de büyük bir günah olarak kabul ediliyor. Peki Kuran-ı Kerim’de eşcinsellerin cennete girip girmeyeceğine ilişkin bir hükümvarmı? Kimin cennete girip giremeyeceğini din alanında uzmanlaşmış diğer kullar bilebilir mi? İslameşcinselliği yaradılıştan kaynaklanan ve tasvip edilmemesine rağmen affedilebilir bir günah olarakmı görür yoksa eşcinsellere yaradılışlarına aykırı büyük bir günah işledikleri için cennetin kapılarını kapatırmı? Konuyu tartışmaya açtık… Devamını Oku

- Ünlü Eşcinseller
- LGBTT Cinayetleri
- Cinsiyet Değişimi
- LGBTT Müzik Klipleri
- Eşcinsellik ve Askerlik
- Eşcinsellik ve Spor
- Eşcinsel Evlilik
- Homofobi
Bugünlerde Gündemde:
- İtalya'da yaşayan Türk Transseksüel Efe Bal
- Devlet Bakanı Aliye Kavaf'ın Homofobik Gafı
- Cemil İpekçi'nin Polemikleri
- Travesti Aycan Cinayeti
- Vancouver-2010
- Perihan Mağden'den Ali ile Ramazan
- Esra Erol'un İzdivaç Programında Homofobi

En son yorumlar

© Pembedergi.com, 2010. Bazı hakları saklıdır. Pembedergi.com yazıları ticari olmayan kullanımlar için açık kaynaktır. Yazıları; değiştirmeden, kaynak göstererek ve kaynak sayfaya bağlantı ve tarih vererek kullanabilirsiniz. Alıntılanarak yayınlanan tüm yazı ve haberlerin hakları yazarlarına ya da yayınlandıkları mecralara aittir. Alıntılar kaynak göstererek, kaynağına bağlantı ve tarih vererek yapılmaktadır. Bütün kullanıcı yorumlarının hakları kullanıcılarına aittir. Kullanıcıların görüşleri mecranın görüşleri ve düşüncelerini yansıtmayabilir.

En son yorumlar

HINCAL ULUÇ: “İki tabuyu işleyen roman”

Tarih: Şub-4-2010
Gönderen: PembeDergi

Dedikoduyla gelen “cool”luk

Tarih: Ağu-19-2009
Gönderen: PembeDergi

“Biz De Varız!”

Tarih: Tem-5-2009
Gönderen: PembeDergi

Eşcinsel profesör rolü Firth’e ödül getirdi

Tarih: Eyl-15-2009
Gönderen: PembeDergi